Dün, gün boyu neyi istedimse onu yapmamaya karar verdim. Gözlüğümü ihtiyacım olmasına rağmen takmadım, bütün insanları "bulantı" şeklinde gördüm. Bulanık olmanın da ötesinde bulantı... İnsanlara, karizmatik bakış fırlatır gibi gözlerimi kısıp baktım hep. Daha sonra üşüyor olup yorulmama karşın eve kadar 10 km yürüdüm. Gün sonu kendime küfürler edip bunun bana ne faydası olduğunu düşündüm. Faydasız işlerle uğraşıp aylakçılık mı yapıyorum?
Bazı kimseler vardır, canlarına kıymak gibi bir düşünceye kapılır, bu yoldan bütün sorunlarıyla dünyayı üzerlerinden silkip atmak isterler. Sanki bu hayatın varlığıyla yokluğu onlar için birmiş gibi gelir, böylelikle kendilerinde bir üstünlük sezerler; gerçekte ise korkak, yüreksiz kimselerdir.
Kimi insanlar vardır, yatağa yattılar mı kıvrılır, bir kirpi gibi tortop olur; yorganı başlarına çekerler. İlgili vücut pozisyonu aşağılık kompleksini ele veren bir belirtidir. Ya da yatakta boylu boyunca uzanmış bir kimseyi görüp de ona güçsüz ya da hayatın zorlukları karşısında beli bükülmüş biri diye bakabilir miyiz?
Örneğin bir tip insan vardır, başka insanları elden geldiğince uzak tutmak ister kendisinden. Yeni durumlarla karşılaşacağı bir yere gitmeyi içi çekmez, kendini güven içinde duyacağı küçük bir çevrede kalmayı yeğ tutar. Dar çevresinde çok şey başararak, sonunda üstünlük amacına kavuşmak gibi bir umudu sürekli barındırır ruhunda.