"Şiltenin üzerine uzanır uzanmaz başını kıtık dolu yastığa koyar, ayaklarını ceketinin bir koluna sokar, üstüne battaniyeyi, onun üstüne de kaputunu çekerdi işte hepsi bu kadar!... Bir günün daha bitmiş olmasından dolayı Tanrı'ya şükretmekten başka yapacak bir şey kalmazdı.
Gene şu yatakta uyuyabiliyordu insan, ya bir de hücreye kapatılsa hali nice olurdu?"