Böylece babalar çocuklar arasına nifaklar sokuluyor, aile mefhumu, aile muhabbeti, kutsiyeti, aile birliği yerini fabrikaların seri hâlinde imâl ettiği soğuk makinelere terk ediyordu.
Müspet mi, Musibet mi?
Bu öylesine kahredici bir boşluk ve kofluktu ki seni yiyor yutuyor, daha da doymuyordu. Her yer, her şey bomboştu. Bastığın toprak kayıyor, baktığın gök sallanıyor, el uzattığın her dal kırılıyor, düşüyordu!
Tevfik Fikret:
"Milletim nev'-i beşer, vatanım rû-yi zemin" demiş, (Yani ben millet tanımam... Her insan benim milletimden... Vatanım da her yer demek istiyor.)
' Hayat bir nefesten ibaret o nefes çıktığı an, bir yığın gübreyiz. ' Işte bu; Allah'ı ve ebediyeti bir anlık nefese, bir yığın gübreye tercih edenlerin gafleti, dalaleti, işte sahte inkılapçıların mârifeti ! Neslimizi mahvedenler bunlardır. '