Muhammed Allah’ın Resûlüdür. Ve onun berâberinde bulunanlar; kâfirlere karşı çok şiddetli, kendi aralarında gāyet merhametlidirler; onları çokça rükû‘ eden kimseler ve çokça secde eden kimseler olarak görürsün; (onlar) Allah’dan bir lütuf ve bir rıdvân (sâdece O’nun rızâsını) isterler.
"Duânın en güzel, en latîf, en lezîz, en hazır meyvesi neticesi şudur ki:
Duâ eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli, her şeye yetişir. Bu büyük dünya hânında o yalnız değil. Bir Kerîm zât var, ona bakar, ünsiyet verir.
Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def' edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek (zihinde canlandırarak), bir ferah, bir inşirâh duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp 'الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ' | 'Elhamdu lilla- hi Rabbi'l-Alemîn' der."