Onu uzun uzun öperek sakinleştirmek istedim, kötü anıların geri gelmesini önlemek için de, birbirini tedavi eden gövdelerimizin küçük tapınağı olan yatağımıza götürdüm.
Şimdi geriye dönüp baktığım zaman, bu tavrimizin aşırı bir tembellikten, uyuşukluktan kaynaklandığını açıkça görebiliyorum. Hiçbir şey protesto etmiyorduk, karşı çıkmıyorduk "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" Diyor ama yılanın bize de dokunacağini hesap etmiyorduk.