Veysi

Ödünç alıyorum seni bazen Çoğu kez geceleri Niye almayayım —kaç güz geçti— Islak kaputun gibi kokardı güzler Seni sevdiğimi unutmuşum Hilmi Bey Seni de unutmak istiyorum artık Unutmak! ama nasıl Sözgelimi çok hızlı oynuyorum beziği İçkiyi çabuk çabuk içiyorum Her şey bir hıza dönüşüyor —çoğu zaman- Odamı giyiniyorum Odamı soyunuyorum Yerlerini değiştiriyorum eşyaların Dışarı çıksam, bir tramvaya binsem Bir durak ötede hemen iniyorum
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hüzünler acılaşıyor Hilmi Bey Geceler katı ve parlak — Ansızın yere düşen Laciverdi bir kestane sesi— Acılar da acılaşıyor gittikçe Sanki Bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi
Gene bir haç gibi olacağız dördümüz Bir evin içinde kocaman bir haç Kutsal değil, kirli Coşkulu değil, kırık dökük Sevinçle çekeceğiz onu kendimize.
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk Hiçbir yere gitmiyor.
İşte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben İşte şu begonya, işte yalnızlık İşte su damlacıkları, alnımda, kollarımda İşte yok oluşumdan doğan kent Hiçbir yere taşınıyorum, kendime sızıyorum yalnız Ben dediğim koskocaman bir oyuk Koltuğun üstünde, aynadaki yansıda Bir oyuk! sofada, mutfakta, yatağımda Yaşamayı tersinden kolluyorum sanki Yetişip öne geçiyorum sık sık. Sözgelimi Bir iki saatte bitiveriyor bir mevsim İyi Bugün pazartesi mi? kapının, pencerenin durumu Salıyı gösteriyor.
Şiir