"Bu yumuşak,sarsılmaz kağıt hamuruna insani bir misyon yüklendi.
Her şeyde bir bityeniği aradığımdan değil.Kuklacıların beni kandırmasına izin vermek,tiyatronun rustik etkileri ve basılı sözcüklerdeki melodi hoşuma gidiyor."
Fakat,"Hala benim arkadaşım onlar.Kışın üzerimi örtüyor,yazın gölge yaratıyorlar.Beni rüzgarlardan koruyorlar.Kitaplar benim evim,"diyebilirdi.Her ne kadar sonuç tatsız da olsa ve kitaplarla kurulan böylesi narin bir ilişki onu uzak ve izbe bir kumsala sürüklese bile kimse karşı çıkamazdı bu cümleye.
Ne neşeli ne de üzgün,kendi zalimliğinde suskun ve duvarcının ıslığının,açık radyonun yahut okyanus sesinin veya kumsaldaki martıların çığlıklarının sükûnetinde...