Merve

Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2020 14:02
Vincent Van Gogh...Kendisine neden bu kadar yakın hissettiğimi, kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan oluşan bu kitabı okuyunca daha iyi anladım.Sanata, hayata, insanlara, doğaya bakış açısı imrenilesi...ne var ki yaşadığı dönemde pek de anlaşılamamış anlaşılmak için çabalamış ama hakettiği yerde olamamış ne yazık ki. Resimlerinde yansıtmak istediği de salt gerçeklik değil, o anın ruhu, dokusu,tınısı, hisleri, renkleri, tonları hepsi hala canlı gibi duran duygu yüklü emek verilmiş resimler çizmek. Kitapta sadece sanata olan derin duygusu anlatılmamış bunun yanı sıra maddi manevi çektiği sıkıntılarla baş etmeye çalıştığını ve artık bedeninin dayanamayıp yavaş yavaş hastalığa yakalanması da yer alıyor.Ama Vincent, o durumda bile sağlığı için ekmek alacağı yerde boya almayı, hiç durmadan harika tablolar yapmayı tercih etmiş. Hatta kendini bu yüzden deli ilan etmiş varsın deli desinler o insanların kendisi hakkında ne dediğini zerre umursamamış tutkusunun peşinden ölene kadar gitmiş. Belki de onun artık çok tanınması eserlerinin her yerde olması sırf bu vazgeçilmemiş tutkusu sayesindedir.Genelde insanlar onu kulağını kesen ressam olarak bilse de aslında mektuplarında denk geldiğim bilinmeyen pek çok yönü var ve kitabın içerisinde çizdiği resimlerin örneklerinin olması da çok hoş "Natürmortlar, portreleri ,Patates yiyenler, Ayçiçekleri, Çiftçi ve Sabahçı Kahvesi, özellikle de en sevdiklerimden olan "Yıldızlı Gece"si yer almakta. Mutlaka okunmalı bence, benim için renkler daha da anlam kazandı Van Gogh'la... hemen bitmese daha iyi olurdu ama bitse de dönerek yeniden okunacak bir kitap. -S p o i l e r- Son olarak kendi hayatına son vermesi ve kardeşi Theo'ya yazdığı mektubun üzerinde bulunması üzücüydü...Keşke şu an ne kadar önemli ve değerli bir ressam olduğunu, eserlerinin
Kültür-Sanat
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 23:59
Beyaz Diş...türünün en farklı özelliklerini taşıyan çok akıllı ve içgüdüleri çok güçlü bir kurt. Bu güzel kurt hep kötü insanlara denk gelmiş, işkencelere maruz kalmış, hatta en tehlikeli köpek ve kurtlarla dövüştürülmüş, sahibi tarafından acımasız birine satılmış...daha ne diyeyim sevgi nedir bilmemiş zavallı bir can..Aslında tüm yarışlarda karşısına çıkan her canlıyı yenerdi ta ki en sonunda artık gücü kalmadığı için ölüme terkedildi ve onu sadece izlediler...canavar insanlar! tam o sırada beklenmedik bir şey oldu.Kahramanımız devreye girdi."Weedon Scott" en sevdiğim karakter kendisi oldu bir de Beyaz Diş tabi ki. Bu kitap konu itibariyle bana "Köpek Kalbi' ni" anımsattı.Her iki kitapta da hayvanlar, insanları kendilerine zarar veren tehlikeli birer canavar olarak görüyorlar. Maalesef doğru... Aciz, korkak,vicdansız insanlar kendisinden zayıf canlılara zarar vererek güçlü olduklarını sanırlar. Böyle olmasının sebebi "sevgisizlik"bence bu da merhametsizliği bereberinde getirir... Neyse,Weedon Scott'dan bahsediyordum en son. Beyaz Diş'in hayatına girerek en büyük iyiliği yaptı. Çünkü o diğerlerinden farklıydı içinde sevgi vardı. Beyaz Diş'i o lanet yerden kurtardı ve sahiplendi. Asıl hikaye bu bölümden sonra başlıyor bu bölüme gelene kadar kitap benim için pek ilerlemedi ama sonrası çok güzeldi zaten. Beyaz Diş, ilk zamanlar yeni sahibine karşı yaşadıklarından dolayı yaklaşmaya korktu saldırmaya çalıştı ama sahibi sabırla ona sevgiyle yaklaştı başını okşadı bu kurdu korkutsa da içindeki sevgiyi uyandırdı ve bu durum ona tuhaf gelse de yavaş yavaş ona alıştı, yemeğini hep sahibinin en yakın arkadaşı vermesine rağmen o sadece sahibini sevdi. Bir gün Scoot'un bir yere gitmesi gerektiğinde kurt hastalandı yemek yemedi hep onu aradı. Onun bu halleri hem arkadaşını hem de
1000Kitap
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,8bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2020 22:31
Muazzam...desem abartmış olmam herhalde. İlk defa Orhan Pamuk okudum başlangıç için biraz yoğun olsa da iyi ki okumuşum.Kitap birçok konuyu içeriyor eminim her okuyucu farklı anlamlar çıkarmıştır kitaptan. Kitaba başlamadan; "Aynı masalları dinlemelerine rağmen, ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar." (NOVALIS) sözüyle karşılaşmamız da bu düşüncemi doğrular nitelikte bence. Okura,gerçek mi masal mı soruları arasında gidip gelinen bir yolculuk yaptıran ilginç kurguya sahip.Bu örgünün içerisindeki tevafuklar silsilesi bir film izliyormuş gibi hisse kapılmanıza neden olabilir.Yer yer üzülmenize de...Hepsi Rıfkı amcanın yazdığı o kitap yüzünden :) O kitaba kapılanların hikayesi kısacası. Baş karakterin kitaba "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." cümleleriyle başlaması sizi de "Yeni Hayat" macerasına ya da arayışına sürüklüyor.Bu yolculukta neler mi yaşanmadı neler...Acaba aradığı Yeni Hayat'ı buldu mu? Bu sorunun cevabı her okurun kendisinde saklı diye düşünüyorum. Yine okunması gereken ödüllü bir eser.
1000Kitap
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2019 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2019 23:11
Kitabı bitirdikten sonra "ben ne okudum öyle "dedirten bir kitap oldu.Kitabı okumadan önce incelemelere bakmakta fayda var neden mi? Çünkü oldukça karmaşık bir kurgusu var ve her şeyden önce büyük bir sabır gerektiriyor. 6 kuşaktan bahsediliyor ve karakterlerin neredeyse hepsinin adı aynı,zaten ilk sayfada resmen soyağacı var.Bir zaman sonra artık soyağacına da bakmaz oldum olaylar, isimler,kim kimin nesi çığrından çıktı yani.:) En son karakteri fazla olarak "Bin Muhteşem Güneş'i " okumuştum.Tabi bu kitap onu da geçti. Neyse,kitabı okumayı sürdürmeyi başarırsanız garip bir girdap etkisine kapılıyorsunuz.Bu garip ailenin sıradışı bir yazgısı var ."Yüzyıllık Yalnızlık" serüveni bu büyük Buendia ailesi için kaçınılmaz olmuş ve nesilden nesile bu büyü sürüp gidiyor. İçeriği hakkında çok derinlere girmeyeceğim çünkü çıkamayabilirim ve maalesef ki yer yer ahlaki boyutlarının sınırı olmadığı bölümler sizi biraz sinirlendirip kitaba karşı olumsuz düşüncelere kapılmanıza neden olabilir.Zaten kitabı ilginç kılan da bu akılalmaz,tılsımlı kurgusu. Karakterlerin fazla olması ve edebi anlatımından dolayı biraz ağır ilerleyen yapıda bir eser.Ama kitabı bitirince tüm parçalar yerine oturuyor. Çok fantastik bölümler de var tabi,mucizevi olaylar desem daha yerinde olur sanırım. Mesela beni etkileyen bölümlerden biri olan Remedios'un göğe yükselmesi ve bir daha dönmemesi gibi. O bölümler sayesinde kitap ağır havasından çıkıp okuru etkisinde bırakıyor. Biraz toparlayacak olursam Macondo şehrindeki bu ailenin kasvetli ve gizemli evinde her bir karakterin ayrı trajik hikayesi var.Soylarının en son üyesi olan bilmem kaçıncı Aureliano 'su ailenin kutsal elyazmasını ele geçirir ve tüm sırrı o zaman anlar. Kitabın bana ne kattığını şu an bilemesem de Nobel edebiyat ödülü almış bu karışık
1000Kitap
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
10/10
·100 syf.··
2019 80. kitabı
·
Kitabı başından sonuna kadar İvan İlyiç'e üzülerek okudum.Sanki onun acılarını bir Gerasim bir de ben anlayabiliyordum.İvan İlyiç'in ölümü kalabalıklar içinde yalnız bir ölümdü.Çok saygın herkes tarafından sevilen bir sorgu yargıcı olmasına rağmen hasta olduğunu kimse önemsemedi kendi ailesi bile...hatta doktorları durumun ciddiyetini bilmesine rağmen...ve bu süreçte İvan İlyiç yaşamayı çok istiyordu,son anına kadar da umutluydu. Ama acıları bunun önüne geçiyordu maalesef.Sonra İvan İlyiç birden bire kendine neden yaşamak istediğini sordu hayatını gözden geçirdi ve sadece çocukluğunda mutlu olduğu anları geldi aklına, şimdiki hayatına baktığında acaba bu hayatı dilediğim gibi ve doğru yaşadım mı yoksa yaşamam gerektiği gibi yaşamadım mı diye sorar ve bunu düşünüp durur.Ailesi de dahil kendisine gerçekten yakın hiç kimsesi yoktu en üzücüsü de bu. Oysa ki kendisi sevgi dolu elindeki gücü asla kötüye kullanmayan egosuz bir insandı.İşte Tolstoy bu eserinde, kitabın arkasında da yazdığı gibi "Yaşamın ve ölümün neresinde durduğumuzu anlayabilmek ve ilişkilerimizdeki duyarlılık üstüne bir kez düşünebilmek için bizden es vermemizi ister..."Keşke İvan İlyiç'in çevresindeki maddiyatçı ,dünyalık heveslere kapılan,yapmacık yakınları da hayatlarını sorgulayabilselerdi.Ama onlar ölümünden sonra bile hala aynı düşüncede hapsolup kaldılar...
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma