"Her gün, tam yirmi gün, onu nehre, nehirden de eve taşıdım durdum.Kuğu hemen hemen benim kadar büyüktü. Bir akşamüstü, her zamankinden daha düşünceli bir hali vardı. Yapma balıklarla ona avlanmasını öğretmeye çalışmama aldırmıyordu. Çok durgundu. Bunun üzerine yine kucağıma alıp, eve doğru yola koyuldum. Birden göğsüme yasladığı boynunun öne düştüğünü, kollarıma değdiğini hissettim. O gün, kuğuların ölmeden önce şarkı söylemediğini öğrendim."
Pablo Neruda
"Yanımdaydı
Kimseler yokken yine yanımdaydı.
Herkes gittiğinde yanımdaydı.
Kimse gelmediğinde yanımdaydı.
Ben onun yanında olamıyordum böyle zamanlarda.
O bıkmadan devam ediyordu.
Boynuna sarılmamak için kendimi zor tuttum.
Boynuna sarılmamak için bu güne kadar yüzlerce kez kendimi tutttum."
"Öfkelerimi de saklıyorum
Kudüs sokaklarından kalma öfkelerim var. Bir kadının tülbentine dizi dizi işleyip de, kimsenin yüzüne söyleyemediği öfkeleri gibi."
"Kitapların satır aralarına, filmlere, broşürlere, elime ne geçerse, karşıma ne çıkarsa inceliyordum.Kelimeler bir buluta tutunmuş başka şehirlere gitmişlerdi.Rüzgarın sert esmediği şehirlere..."