Nasıl anlata bilirim içimdeki burukluğu? Nasıl kelimelere dökeyim bu kitapla ilgili hisslerimi? O kadar boşlukta, öyle buruk hiss ediyorum ki..
Konusundan bahsetmiycem sadece “duygularımı” paylaşıcam çünkü yeni bitirmenin duygusallığı var üzerimde. Belki serileri birer birer bitirdikce yorumlasaydim daha kolay olurdu ama öylesine soluksuz okudum ki… Bir süre olaylari yorumlamayı bile bıraktım çünkü öyle garip bişey ki bir süre sonra olaylari yorumlamaya gerek kalmadı. Açıkliyayım nasıl olduğunu, olaylarda hakli ve ya haksiz aramanıza gerek kalmıyor, hisslerle ilgili dengesizlikleri, hepsini karakter anlatiyor, öğreniyor ve keşf ediyor. Yazar her şeyi size sunuyor. Mesela biz her kitapda Maya ve Doruk arasındakı “bilinmezliyi” okuduk ve her kitapda bunun “ takıntı” olduğunu ama takintinin ötesinde aşkla ilgisi dahi olmayan bir sevgi, bağlılık olduğunu karakter anlattı
Son bölüm çok garip hiss ettirdi Gerçek dünyanın içinde onları okumak ve atlattıkları onca şeye rağmen.. gurur duydum..her şeyi Mayayla yaşadık iliklerime kadar hiss ettim onun acısını o kadar benimsedimki, bittikden sonra bile yaşadığı her acı için göz yaşı döktüm..Kaybettikleriyle yaşamayı öğrendi, elindekilere tutunmayı, kaçmanın her zaman kurtuluş olmadığını öğrendi,acını güçlü kılmayı başardı. Değişmek gelişmek Mayanın beden bulmuş hali…
Pars~Maya arkadaşlığınada değinmek istedim çünkü öylesine bir bağ kurdularki aralarında onca sahteliklerin arasına hep yalnız kalmış Mayanın “dost” diye bileceyi bile çok az kişi vardı. Ama sonra her kesin nasıl bencil olduğunun farkındalığıyla ( Meyra) onlarida geride birakmış geçmişiyle, bazılarinida zorunda kalmış (Cenk). Pars gerçekten Harika ötesi bir arkadaş..:)
Ve Kumral( Fetih) .. Gerçek olamayacak kadar mükemmel.. ve bir an ödümüzü kopardı o “ acaba”