İlk gençliğimizde yalnızca tutkuyla severiz, bu yüzden de yalnızca kusursuz insanları severiz. Ama tutku sisi kısa sürede yavaş yavaş azalmaya, ya da aklın parlak ışıkları sis perdesini delip geçmeye başlar ve biz tutkuyla sevdiğimiz kişiyi üstünlükleri ve kusurlarıyla gerçek görüntüsü içinde görürüz; bazı kusurlar beklenmedik bir şey olarak açık, abartılı bir şekilde gözümüze batar, yeni bir şeye karşı merak duyguları ve başka bir insanda da kusursuzluğun olabileceği umutları bizi, tutkumuzun önceki hedefine karşı sadece soğuk davranmaya değil, aynı zamanda nefret etmeye de iter ve biz hiç pişman olmaksızın onu bırakır, yeni bir kusursuzluk aramak için ilerleriz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hem hayatta o kadar mutsuz oldum ki, bu tür bir sevgide hiçbir zaman gerçeğin tek bir kıvılcımını bile görmedim; gördüğüm tek şey yalandı, şehvetin, evlilik ilişkilerinin, paranın, bağlanma ya da kurtulma isteğinin, sevgi duygusunu hiçbir şey anlaşılamayacak kadar karmakarışık hale getirdiği bir yalan.
Üç tür insanın gözüne bakmaktan rahatsız olduğumu fark ettim sonra: benden çok daha kötü olanlar, benden çok daha iyi olanlar ve her ikimizin de bildiği bir şeyi karşılıklı olarak birbirimize söylemeye cesaret edemediğimiz kişiler