İslam'ın uyanış çağı, bilhassa makinenin insan ruhunu boğduğu asrımızda eşyadan ve maddeden ruha yani insana dönüşün sırrını sunacak olan tasavvufun ahlak dünyamızda zaferi ile açılacaktır.
Nurettin Topçu, Peygamber Efendimiz'in Mekke'de başlayıp Medine'de devam eden mücadelesinin, aşkı ezmeye veya yok etmeye çalışan nefislere karşı verilmiş bir isyan ve ahlak hareketi olduğunu belirtmektedir.
İsyan Ahlakı, eylem felsefesi açısından düşünüldüğünde, zamana uyumculuğun, konforizmin ve toplumsal itaatkarlığın; siyaset felsefesi açısından düşünüldüğünde ise tutuculuğun ahlaki eleştirisidir.
Nurettin Topçu, ''isyan ahlakı'nı ahlaktaki iradenin karşılığı olarak kullanmakta ve sonsuz olanı sonlu olana tercih etme, sonsuza yönelme ve iradeyi dışarıdan çevreleyip tutsak eden dış şartlara karşı bir başkaldırı olarak kabul etmektedir.