. San Francisco Üniversitesi Profesörü Horikawa, ‘Televizyon, kitapların ve düşünmenin yerini aldı; insanın iç dünyasındaki faaliyetleri azalttı ve genel anlamda zekaya ket vurdu. Televizyon, hayattaki tüm problemlere hazır çözümler sunar oldu.
insanın ruhu vardır, kitlenin ise yalnızca ihtiyaçları. Bu nedenle her kültür; insanın yükselmesi, mükemmelleştirilmesiyken kitle kültürü, ihtiyaçların karşılanmasından ibarettir.
Müspet eğitim, medeniyet ile ilişkisinde hem onun sebebi hem de sonucu olarak karşımıza çıkar. Bu eğitim şekli toplum mensubunu (toplum ferdini) bu ölçülere göre hazırlar. Bu eğitim biçimi, açık bir hedefe dönük, doğaya ve dış dünyaya hükmetme üzerine kuruludur. Bunun aksine klasik eğitim, insanla başlayıp insanla biter ve ‘hedefsiz bir amaca uygunluk’ taşır.
Emperyalizm tarihi, medeni toplumların; özgürlüklerini savunan daha az eğitimli, geri kalmış halklara karşı yürüttüğü adaletsiz ve ezici savaşlar ile ilgili bir dizi gerçek hikayedir.
Eğitim tek başına insanları yetiştirmez. Onları daha özgür, daha iyi, daha insancıl yapmaz; eğitimin yaptığı insanları daha maharetli, daha verimli ve topluma daha faydalı hale getirmektir. Tarihsel tecrübe gösteriyor ki eğtiimli insanların, eğitimli toplumların geri kalmış toplumlardan çok daha etkili bir şekilde manipüle edilerek kötülüğe hizmet etmeleri sağlanabilir.