Muhammed Emin Temir

Muhammed Emin Temir
@Vayhaalime
Hayat ince bir ip, ölüm bir kör bıçak, Adımlarım sessiz, gölgem hep peşimde, Zamanın parmakları boynumda dar bir halk, Yokluğun sesiyle boğulurum içimde. Korkunun dili var, fısıldar akşamları, Gecenin göğsünde doğar sabahın ışığı, Yalnızlığın kurşun gibi ağır kanatları, Çöker ruhuma, ölüm yakında, yüzümde bir tebessüm var Gözlerim kapanırken karanlık ve sessiz, Düşlerim kaybolur, sınır yok varlıkta, Sonsuz bir yankıdır var olan her bir iz, Kendimi bulamam, kayboldum boşlukta.
Şiir
Reklam
Gölgeye karıştı kaybolan izler, Uykular uyanmaz artık düşlerde, Bilinmeyen sessizliğe doğru süzülür gözler, Kalp, kendini yitirir incecik tellerde. Bir varoluş sancısı, bir hiçliğin sesi, Ağır ağır örülür sonsuz karanlık, Zaman bükülür, sarar benliği, sesi keser kesik nefesi, Ve anlar, ölüm kadar acizdir var olmak.
Şiir
Dehre inkisamdır, nihan hazine, Mazinin ilminde, istikbaline, Zamanın sırları, yazılır gene, Bugün yarından çıkarı ne? Her nefes, her lahza, remz ile düstur, İstikbalin gölgesi, bugünde makbur, Bir anadan doğarız, kudretle memur, Yarının bugünden çıkarı ne?
Şiir
Âh ile inler, bu gönül virân, Ağlarım, felek dinler mi figân? Gözyaşı döker, cânânım nihan, Feryad-ı aşkın, duyar mı cihân? Gam keder içre, mübtelâ oldum, Viraneye döndü, yâr ile yurdum. Sinesinde ateş, âşık bir bülbül, Gönül hanemde, elem ile doldum. Mecnûn misâli, çöl ile gezer, Leylâ’yı arar, gönlüm hep hûzûr. Visâl ile yanar, aşkın deryası, Sahrâda kalır, vuslatı özler. Rü’yâya giren, her gece füsûn, Zamanla akar, gözyaşı ve hûn. Feryâd ederim, hasretle yârâ, Ana yüreği, yâre olur nûn. Murat ararım, bu kara toprak, Vermez geri yâr, hep keder bırak. Âh ile geçer, ömrüm hep bu dem, Ey vefâsız yâr, hâlime bir bak.
Şiir
Gönlüm virane olmuş, vefasız yâr içre ahım, Firar eder mi gönlüm, bu can kuşuna tuzağım. Gece gündüz ağlarım, gözlerim yaşlı hayrân, Nedir bu elem, ey yâr, vuslat bize haram mı? Aşkın hançeriyle, yaralı bağrım sızlar, Ferhat gibi dağ deldim, bülbül olup feryâdım. Leylâ mecnun düşlerim, zülfünden yana yandım, Ey aşkın sultanı, hâlâ beni arar mısın? Felek çarkı döner mi, bahtım güler mi ola? Yârin cilvesiyle, ömrüm biter mi sola? Mihrap gibi yüzüne, secde eder mi felek? Ey dil-i perişanım, sevda bir rüya mı?
Şiir
Reklam