En büyük kepazeliğim her an, en kızgın anlarda bile, hiç de kötü, hırçın bir insan olmadığımı, sadece serçeleri ürküten kaynana zırıltıları misali kuru gürültü çıkardığımı utana sıkıla idrak etmemdir.Hiddetten ağzım köpürmüşken biraz yüzüme gülüp, önüme bir bardak şekerli çay sürerek gönlümü alırsanız, belki hemen o anda yelkenleri suya indirirdim. Üstelik duygulanırdım da; ama ihtimal sonradan kendi kendime kızar, utancımdan aylarca uykularımdan olurdum.Huyum böyleydi işte.
''Beni istiyor musun?'' diye sordu Bilge'ye. ''Evet,'' diye mırıldandı Bilge, Her zaman ne istediğini bilir o. Ben, sonrasını düşünmekten, ne istediğimi unuturum. Oysa zaman her şeyi halleder. Sonra gene şüphe başlar.Bir ayindir bu. Çeşitli törenleri vardır.