Vebennesiya

Vebennesiya
@Vebennesiya
Scientia potentia est
"Denizin dibindeki çanların salt bir efsane olmadığını biliyordun, onların sesini ancak rüzgârın, martıların ve palmiye ağaçlarının seslerinin, çan seslerinin bir parçası olduğunu anlayınca duyabilirsin. "Aynı biçimde ışığın savaşçısı da kendini çevreleyen her şeyin -zaferlerinin, yenilgilerinin, heyecanının ve umutsuzluğunun-, sürdürdüğü Hayırlı Savaş'ın bir parçası olduğunu bilir. Gerektiğinde nasıl bir strateji uygulayacağını da bilir. Bir savaşçı, tutarlı olmaya çabalamaz, kendi çelişkileriyle yaşamayı öğrenmiştir."
Reklam
Işığın savaşçısı, amacın araçları haklı kılmadığını bilir. Çünkü amaç diye bir şey yoktur, yalnızca araçlar var dır. Hayat insanı bilinmezden bilinmeze sürüklder. Her an, bu heyecan verici muammayla doludur: Savaşçı ne ner den geldiğini bilir ne de nereye gittiğini. Ama onu bulunduğu noktaya tesadüfler getirmemiştir. Sürprizler onu neşelendirir, daha önce görmediği manzaralar heyecanlandırır. Korktuğu da çok olur, ama bir savaşçı için olağandır bu. Savaşçı yalnızca amacı düşünürse yolunun üzerindeki işaretlere dikkat edemez. Yalnızca bir tek soru üzerinde yoğunlaşırsa yanı başındaki çeşitli yanıtları göremez. İşte bu yüzden kendini olayların akışına burakr savaşçı.
"Budalaya bin tane akıl sunabilirsin, ama o seninkin den başkasını istemez," der, bir Arap atasözü. Işığın savaşçısı bahçesini ekmeye başlayınca komşusunun orada durmuş kendisini gözetlediğini fark eder. Komşusu, eylem tohumlarının ne zaman ekileceği, düşüncelerin ne zaman gübreleneceği, zaferlerin ne zaman sulanacağı hakkında akıl vermeye bayılır.
İki çeşit dua vardır. Birincisinde, kişi bazi şeylerin olmasını ister ve Tanrı' ya ne yapması gerektiğini söylemeye kalkışır. Bu yol, Yaradan'a hareket edecek zaman ve mekân bırakmaz. Her birimiz için neyin iyi olduğunu çok iyi bilen Tanri, nasıl uygun görüyorsa öyle davranmayı sürdürür. Dua eden kişi de dualarının yanıtsız kaldığına inanır. İkincisinde, kişi, Ulu Tanrı'nın amaçlarını anlamayabilir, ama hayatının Yaradan'ın planlarına uygun olarak gelişmesine izin verir. Acı çekmemeyi diler, Hayırlı Savaş'tan haz almayı diler, ama şunu eklemeyi asla unutmaz: "Senin dediğin olur." Işığın savaşçısı böyle dua etmeyi seçer.
Gerçek şu ki, bütün sorunlar, çözüldükten sonra, göze çok basit görünür. Bugün bize çok basit gelen büyük zafer, farkına bile varılmayan bir dizi küçük zaferin sonucudur.
Reklam