Kitabın giriş cümlesine tezat bir girişle başlıyorum incelememe.Bilim kurgu veya spekülatif kurgu kitabı olan bir distopik roman türünde başarılı bir kitap.Geçmişten günümüze yazılan bir öngörü kitabı.Bu kurgu kitapları geleceği tahmin konusunda çok az başarılı bir kitap türüdür çünkü gelecek olanca sayısız değişkeni ile tahmin edilemez der,Neil Gaiman ın ifadesiyle.Bu kitap bilim kurgu kategorisinde yazılan kitapların yazıldığı dönemin bir sorun oluşturabilecek bir konudan hareketle "Bu böyle sürerse.." cümlesinden hareketle o dönemin soruna işaret edilerek yazılmıştır yazarın hayal gücü ve gelecek kaygısıyla.
Yazarın bu dönemdeki sorunlardan hareketle kaygısı;hızlı araba sürerek orada burada sürten çocuk suçlular, Soğuk Savaş dönemi Amerikası,
radyonun yerini hızla alan TV ler ve sansürlerden hareketle:"Bu böyle sürerse toplumda okuma oranı hızla düşecek " kaygısına yönelik bir distopik hikayedir.
Hikaye 1950'ler Amerikasının bulunduğu sosyopolitik ortamındaki sorunlardan hareketle oluşmuştur.Dönem insanların dört duvar evleri televizyon ekranıyla kaplı ve ellerinde senaryo varsa programa canlı katılabileceği tv ekranları,dönemin programları ile hipnoz edilmiş bir toplum dönemdir.Bilgi insanlara bu ekranlardan aktarılır ve bilgiye diğer erişim yolları ya sansürlenir veya YAKILIR.
Guy Montag itfaiye teşkilatında görevi, evinde kitap bulundurulması yasak olan bir devirde kitapları yakmakla görevli bir itfaiye eridir.Bir gün bir yangında canı pahasına kitaplarından ayrılmayan bir kadını görünce kafasında bir merak uyanır.Bir kadının canını pahasına kitapları koruduğuna göre kitaplarda çok önemli bir şey olmalıydı.Bu merak hikayenin devamında onun yaşamını alt üst etse de hayatında ulaşmak istediği şeye erişmesine yarayacak, onun kendini ve dünyasını anlamasına
'Gözlerini mucizelerle doldur,hayatı on saniye sonra ölecekmiş gibi yaşa'dedi.Dünyayı gör.Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o.
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı,derdini dedem.Bir çocuk,bir kitap,bir tablo,inşa edilmiş bir ev veya duvar,yapılmış bir çift ayakkabı.Veya ekilmiş bir bahçe.
Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız,dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız;zamanımız,paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur.Senin aradığın şey dünyada Montag,ama sıradan insanlar onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir.