Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış,hakikaten inanır olmuştu.Bu da karısı idi.Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük,boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi,fakat onun yokluğu müthişti.Onun bu kadar sebepsiz yere,bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi.Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu,fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat,birbirinden ayırdıklarını,kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır olsa bile,uzun zaman yan yana bırakmıyordu.Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar,iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
Dışarıda ağaçların yapraklarını oynatarak esen bir sonbahar rüzgarı,bu ölüme mahkum yaprakları henüz koparamıyordu.Bu minimini yeşil mevcudiyetler bile içlerinde bu kadar kuvvetli bir mücadele ve mukavemet kabiliyeti taşırlarken,kendisinin karanlık düşüncelere dalması doğru olamazdı.
"Saadet,hayatı olduğu gibi kabul etmektir"demiş.Ne doğru söz!Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli.
Zaten Yusuf,senelerden beri hiç kimseye karşı kalbinde muhabbet beslemiyor ve bir insanı sevebilmesi için ona hayran olması lazım geldiğini anlıyordu.Hürmet ve takdir hislerini beslemediği,hatta tepeden baktığı ve küçük gördüğü insanları nasıl sevebilirdi?