Tam olarak öyle değil! Bu, onun en güzel lafıydı... Hiçbir şey tam olarak öyle değildir. Çünkü hiçbir şey, hiçbir nesne, hiçbir olgu tam değildir. Tam olsalar da, biz onların tam olduklarını düşünmeyiz ve düşünmemeliyiz. Kuşku, bir algılama ilkesidir.
Dedim ya, senin bahçende bir ağaç olmak istiyorum. Büyürsün, yeşerirsin; kurur, kül olur, toprağa karışırsın. Ne güzel! Ekmek elden, su gölden... Ağrı, acı duymuyorsun, ağır ağır ölüyorsun ama hissetmiyorsun. İnsanın öldüğünü hissetmemesi iyi bir şey midir bilmiyorum ama ağaç olmanın birtakım başka faydaları da vardır herhalde. İş yok, güç yok; yağmur yağdıkça büyüyorsun. Gökyüzünü düşün, dağları düşün, varlığını yokluğunu düşün; yalnızca düşün!
Söylediklerime kendim de inanmıyorum. Ama her şey böyle başlamaz mı? Aklınıza gelen ilk şeyi söylersiniz ve sonra söylediklerinizin arkasında durmanız gerekir.