📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
❝Çoğaltmamış, yığmamış” olması namuslu bir şair tavrıydı. Şiire duyduğu saygının bir gereğiydi. Çünkü Ahmed Arif’in şiiri, sözcüğün tam anlamıyla ‘Organik bir şiirdi.’ Diyesim, şiirini etinden, kanından, canından sızdırıyordu. ‘Çoğaltmak’ tekrara düşmek tehlikesini de taşır. Sanırım Ahmed Arif’in bilinçaltında bu korku herkesten çok vardı..❞
❝Sevgisi gibi öfkesini de saklısız, çıplak sergileyen bir dil… Sevdikerini, güzel, yüce sözlerle övüyor, onurlandırıyor, sevmediklerini de aynı içtenlikle ve zehir gibi bir dille yeriyor..❞
❝Mezarı başında yaptığı konuşmada Ataol Behramoğlu, “Ahmed Arif’in şiirinde biraz Yunus, biraz Pir Sultan vardır,” demişti. Hatta halk masallarına kadar götürdü bu şiirin kaynağını. Yunus, Pir Sultan, masallar ve halk türküleri… İşte Ahmed Arif’in yaslandığı kaya, su içtiği kaynak..❞