Bir şarkı çalar içimde, kelimesiz, notalarsız.
Rüzgar gibi... Geçmişin dokunuşuyla başlar, geleceğe dokunmadan biter.
Hiç kimsenin duymadığı, ama her gece içinde yankılanan melodi...
Görünmez duvarlar örüyoruz kendimize.
Kimse dokunmasın diye.
O duvarların arkasında yalnız kalıyoruz.
Ama yine de duvarları kaldırmaya cesaretimiz yok.
Çünkü incinmekten çok, anlaşılmamaktan korkuyoruz.
Bir aynaya bakmak gibiydi onunla konuşmak.
Kendimi gördüm.
Sakladığım ne varsa gözlerinde yankılandı.
Gerçekle yüzleşmek, acının başlangıcıydı.
Ama aynı zamanda özgürlüğün de…