Biz tüketiciler olarak haddinden fazla besleniyoruz, yine de sürekli açız; aynı anda hem toy hem alaycıyız; nice düzmece vaatten sonra kabuğumuz sertleşmiş olsa, iç güdüsel olarak müstehziyiz.
Burjuvazi, Tanrı’nın ya da doğanın ya da en sonunda bilimin güvence verdiği evrenselci bir dini incelikli kıldı. Din, gönüllü harcamayla birlikte manevi emellerin yerini alan tarikattı ve teminatı veren Tanrı, her Amerikan doları da üzerinde boy gösterip parayı güvenilir kılan kozmik haznedarla aynı kişiydi. Bun inancın güvencesi doğadan borç alınıyordu, çünkü tüketim ekonomisi, doğuştan gelen içgüdülerimizi özgür kıldığını iddia ediyordu. Konuyla ilgili bilim, pazara sunulan malı karşı konulmaz hale getiren şifreli işaretlerin şifresini çözen yeni göstergebilim disipliniydi.
Haddinden fazla değiştirdiğimiz dünyada mahlukat doğal besinlerini unutuyor, kültürün ya da ardında bıraktıklarının tüketicisine dönüşüyor. Bir keresinde, arka bahçemde bir tilkinin çikolata kemirdiğini görünce afallayıp kalakaldım.