John Ruskin

John Ruskin

Yazar
8.0/10
134 Kişi
·
375
Okunma
·
34
Beğeni
·
2.672
Gösterim
Adı:
John Ruskin
Unvan:
XIX. yüzyılda yaşamış İngiliz yazar, şair, sanat ve toplum eleştirmeni
Doğum:
Brunswick Square, Londra, İngiltere, 8 Şubat 1819
Ölüm:
Brantwood, Coniston, İngiltere, 20 Ocak 1900
John Ruskin, (d. 8 Şubat 1819 – ö. 20 Ocak 1900) XIX. yüzyılda yaşamış İngiliz yazar, şair, sanat ve toplum eleştirmenidir.

Londra'da doğmuş güney Londra'da yetişmiş sonradan adı Allied Domecq olan şarap ithalatçısı şirketin kurucusu olan John James Ruskin'nin oğludur. Evde eğitim almıştır.
Bir adam kitaplığına cömertçe para yatırsa ona kitap manyağı dersiniz. Ancak bir adam atlara yatırdığı para yüzünden battığında ona at manyağı demiyor kimse. Peki siz kitaba tüm parasını yatırıp iflas eden tek bir kişi gördünüz mü?
...kadın ve erkek karşılaştırılabilirlermiş gibi, bir cinsin diğerini üstünlüğünden bahsedecek kadar aptalızdır...Her cinsiyet diğerinde bulunmayan özelliğe sahip olup biri diğerini tamamlamaktadır.
Son zamanlarda duyarlılık kelimesiyle ilgili çok gürültü koparıldığını duymuşsunuzdur. Fakat size şunu söyleyebilirim: İhtiyacımız olan daha az değil, daha fazla duyarlılıktır. Bir insanı diğerinden üstün kılan tamamıyla budur aynı şekilde bir hayvanı diğerinden.. Birinin diğerinden daha fazla hissedebilmesidir onu farklılaştıran.
İnsanların öldürüldüğünü eliniz kolunuz bağlı bir halde gözyaşı dahi dökmeden seyrederken, duygularınızı çiçek vermek, hatiplik yapmak, eğlencelere dalıp alem yapmak ve hileli kavgalarda yer alarak eğlenceli kukla gösterileri seyretmek için harcayabiliyorsunuz.
John Ruskin
Sayfa 42 - Şule Yayınları, 2014. Türkçesi: Zeynep Kaplantaş
Britanya Müzesi’ndeki tüm kitapları okuyup da tamamen “kara cahil”, öğrenimsiz bir kişi olarak kalabilirsiniz. Fakat iyi bir kitabın on sayfasını harfi harfine, gerçek bir titizlikle okursanız sonsuza dek bir nebze de olsa eğitimli kişi olursunuz.
John Ruskin
Sayfa 78 - E-kitap yayınevi
Belki de güzel bir insan varlığı inşa etmek, güzel bir kubbe veya kule inşa etmekten daha iyidir ve böylesine bir varlığa saygıyla bakmak bir duvara bakmaktan daha hoştur.
John Ruskin
Sayfa 127 - e-kitap yayınevi
..doğru yönlendirilmiş ahlaki eğitim ve en iyi seçilmiş kitaplar, yanlış eğitim verilmiş cahil kişiler üzerinde bile olumlu etki yapar...
104 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Merhabalar.🤗 Çok verimli geçen bir konferanstan çıktım. John Ruskin'le tanışma kitabım. Fransızcaya çeviren Proust olmasa çoook sonra tanışırdım sanırım.
*
Kitap 2 bölümden (konferans konuşmasından) oluşuyor. Susam adlı konferansında kitaplardan, kitabın nasıl okunması gerektiğinden bahsediyor. Yani öyle olduğu söylenmiş fakat bölüm o kadar kapsamlı ki istesem de aktarmakta yetersiz kalırım. Naçizane beni etkileyen bir kısmını aktarayım. Aldığımız eğitimin niteliğinin geleceğimizi oluşturduğunu aşılamaya çalışıyordu konuşmasında. Anne, babaların çocukları için "iyi meslek" kaygısına aslında hepimizin farkında olduğu şeyle cevap veriyor; "Oysa ana ve babalar eğitimin zaten 'hayatta ilerlemek' demek olduğunu akıllarına bile getirmiyorlar; bunun dışında kalan bir eğitim, insanın günden güne ölüme doğru gitmesinden başka bir işe yaramayacaktır." Zambaklar adlı ikinci kısımda ise kadınları konu edinmiş. Kadını yüceltiyor dersem yalan olur ki zaten kadın yüceltilmeyi değil hakettiğini görmek ister, Ruskin de tam olarak görmek istediklerimizi sunuyor. Toplumdaki yerimiz, tarihteki yerimiz, ailedeki yerimiz... Omuzlarımda bir yük hissediyorum çünkü kadınların idareci, yönlendirici olduğunu anlatmış. Bu bir yandan cesaret ve güç veriyor diğer yandan kötü bir şey yaşandığında sebebi bizmişiz gibi hissettiriyor. Kitabın son satırlarını yazarsam daha anlaşılır olacak sanırım. "Erkeğin uğrunda çarpışacağı hedefi seçmek size düşer; ayrıca yok yere çarpışmalarını önlemek de sizin vazifenizdir. Siz isteseydiniz bu dünyada ne acı olurdu, ne haksızlık, ne de sefalet; bütün bunların günahı size aittir." Yorumu size bırakıyorum.🤷‍️
*
Bu kitap okullarda okutulmalı demek yetersiz çünkü zorla yaptırılan hiçbir şeyden hayır gelmiyor ama içeriğini eğitimin temellerine serpiştirirsek daha kaliteli bireyler yetiştirileceğine inanıyorum. Tavsiyemdir okuyun, okutun.
87 syf.
·2 günde·Beğendi
Altını o kadar çok çizdim, öyle iyi geldi ki. Kasım listemi bozmama değdi
John Ruskin’in 154 yıl önce yani 1864 yılının Aralık ayında “Susam” ve “Zambaklar” başlıklı iki bölümden oluşan, konuşmalarından derlenen yazıları mevcut.
Susam bölümü “Mevki kazandıracak bir eğitim yerine kendine yeten, topluma faydalı fertler haline gelebilmeleri için gençlerin nasıl bir eğitim sistemine tabii olmaları gerekir?” sorusuyla başlıyor. Eğitim, kitap okumak, okumanın yararları gibi konular işleniyor. Aşkla okudum gerçekten.
İkinci bölümse “Zambaklar” yani kadınlarla ilgili. Ruskin kadınlara öyle yüce görev, sorumluluk yüklemiş ki, erkekler kusura bakmasın ama objektif okurlarsa hak vereceklerdir:) Kadınlar insan, erkekler insanoğlu dememiş miydi Neşet Ertaş.
Öyle güzel ve dolu ki, isminin neden susam ve zambak olduğu bile öyle naif ki.
Tüm kitap dostlarıma tavsiye ediyorum. Çok seveceksiniz çok
Kitap yorumlarıma youtube kanalımdan da ulaşabilirsiniz. Linki profilimde
176 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Değerli kitap dostum Okuyan_semra nın tavsiyesi üzerine okuduğum ve enlerim arasına giren fevkalade bir kitap ile geldim.

Cemil Meriç’in Bu Ülke kitabında bahsettiği ve Marcel Proust’un en çok etkilendiği yazarlardan biri olan John Ruskin gördüğünüz bu eseri 155 yıl önce yazmıştır. Üstadların neden böylesine hayran olduğunu kitabı okuyunca açıkça anlıyoruz.

Bahsettiği konular ve ifade edişi okurun içinde heyecan oluşturacak türden. Peki, bu şaheser bizlere ne anlatıyor dersiniz. Susam ve Zambaklar yani Kitaplar ve Kadınlar.

Kitaba Marcel Proust un 48 sayfalık Okuma üzerine yazılmış bir önszözü ile başlıyoruz. Bu bölümde kitaba adapte oldum, altını çizdiğim birçok kısım oldu ve Proust okumayı daha da geciktirmemem gerektiği kanısına vardım. Daha sonra asıl kitap başlıyor.

Eser yazarın 2 ayrı konferansındaki konuşmalarından oluşuyor. Susam bölümünde Ne okuyacağız, Nasıl okuyacağız ve Neden okumalıyız sorularına cevaplar buluyoruz. Kitapların değerini fevkalade bir şekilde ifade etmiş. Sayfaları çevirdikçe aynı benim gibi düşünüyor diyordum ki yazar dur bakalım dedi. “Kitaplarda kendi düşüncelerinizi bulmak yerine yazarın düşüncelerine anlamaya çalışın” diyerek uyardı. Günümüzde insanlar makam mevki için eğitim görüp okuyor, yazar 155 yıl öncesinden söylüyor, bunun için değil kendinizi geçekten geliştirmek ve topluma faydalı kişiler olmak için okuyun, eğitim bu yönde olmalı diyor. Maalesef ki eğitim sistemi topluma faydalı olacak güzel yürekli ve ahlaklı bireyler yetiştirmek yerine birinciliği marifet sayarak her şeyi kağıt üzerindeki başarı ile ölçüyor. Kitapların bizlere neler katabileceği en güzel şekilde ifade ediliyor. Ve doğru kitapların okunması hususuna değiniyor. Bir kütüphane dolusu faydasız kitap okuma yerine doğru bir kitaptan 10 sayfa okumanın daha önemli olduğunu ifade ediyor.
Daha söyleyecek çok söz var ama inceleme bir hayli uzayacak.

Gelelim ikinci bölüme Kadınları anlatılabilecek en güzel ve naif bir şekilde anlatmış ki üzerine eklenecek söz bırakmamış. Kadın erkek her konuda eşit değildir konumları farklıdır. Birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar, biri birine üstün değildir. Yazar bunu şu şekilde ifade ediyor: “ Erkeğin evine karşı olan sorumlulukları, söylenegeldiği gibi, evin geçimini sağlamak, evini kalkındırmak ve korumaktır. Kadının sorumluluklarıysa evin düzenini, refahını ve güzelliğini sağlamaktır.”. Kadınları anlatış şekline gerçekten hayran kaldım. Mesela bir örnek; “Kadının ayakları çayırlara dokunur ve ardında gül renkli papatyalar bırakır.”

Velhasıl böylesine muazzam bir eseri her kitapsever muhakkak okumalı, beğenmemek mümkün değil.
87 syf.
·Puan vermedi
Okuduğumuz kitabın kalınlığının hiçbir önemi yokmuş, az ve öz bilgi her zaman en yararlı olanıymış, bunu kitabı bitirince bir kere daha anladım.

John Ruskin'in konferanslarından derlediği iki bölümden oluşan ve esas olarak İngiltere'yi ve İngiliz halkını konu aldığı bir eser.

Prens , Beyaz Zambaklar Ülkesinde , Dinle Küçük Adam
Daha önce bu üç kitabı okuduğumda konu bakımından olmasa da anlatış tarzı ve verilmek istenen mesajların birbirine çok yakın olduğunu fark ettim.
Bunlara şimdi birde susam ve Zambaklar kitabı eklendi.
Özellikle Beyaz Zambaklar ülkesinde kitabıyla aralarında çok bağlantı kurdum ben.
Hepsinde temel hedef ülkelerin ve halklarının kalkınması, her alanda gelişme göstermesidir.


Kitabımızın içeriğine gelecek olursak;
Eserde 'susam' kitaplar oluyor. Bir kitap nasıl okunmalı, neler okunmalı, ve en önemlisi neden okunmalı?
Gerçekten yazar'ın bize anlatmak istediği,vermek istediği mesajı anlıyor muyuz?
( Ruskin kitapta esas olan sizin ne düşündüğünüz değil, yazarın size ne anlatmak istediğini kavramanızdır diyor).
Kitaplar bölümünde kitap okumayı seven herkesin kendince bir şeyler çekip alacağına ve bundan sonra kitap okurken daha dikkatli okuyacağına eminim.

2. Bölümde ise zambaklar yani kadınlardan bahsediyor.
Kadın ve erkek arasındaki farklardan ( aslında fark yoktur kadın ve erkek birbirini tamamlayan bir bütündür diyor yazarımız),
Kadının toplumdaki yerine, neler okumasına ve nasıl davranmasına, eğitim,iş, siyaset alanına kadar her şeyi bir bir ingiliz toplumuna anlatıyor. Ve buna paralel olarak tabi ki aynı şekilde erkekleri de ele alıyor.

John Ruskin'e göre bir toplumun kalkınması ancak eğitim ve en önemlisi okumakla olur.
Katılıyorum ve hep okuyun diyorum.
Aynı şekilde bu muazzam eseri de mutlaka okuyun.
KİTAPLA KALIN ...
176 syf.
·2 günde·10/10
Herkese merhaba Marcel Proust'un "okuma üzerine" isimli önsözüyle başlayan ve John Ruskin'in Susam ve Zambaklar adlı iki konferansının yer aldığı bir deryadan sizlere bahsetmek istiyorum. Belki yorumumu sonuna kadar okumayanlar olabilir bu yüzden en baştan belirtmek istiyorum. Lütfen bu kitabı sizlerde mutlaka okuyun, okutun.
Hemen hemen her cümlenin altını çizerek okudum, döndüm tekrar okudum her okuduğumda hak verdim, okudukça heyecana kapıldım, beynimi nasıl doldurduysam hareket fazlaligi olustu, neyseki ögrendiklerimi anneme anlatarak normale döndüm de oda kurtuldu bende
"Susam" isimli konferansinda okumaktan, edebiyattan, ne icin okumaliyiz, ne okumaliyiz, okumanın yararları gibi konulard işlenmiş. Mevki-makam kazandıracak bir eğitimdense kişinin kendine yeten, topluma faydalı bireyler haline gelebilmeleri için gençlerin nasıl bir eğitim sistemine tabii olmaları gerektiği ele alınmış.
Muhtemelen hepimiz bazen bir kitap okudugumuzun akabine; "ne güzel bir kitap bu, tıpkı benim düşündüğüm gibi" deriz (ben çok diyorum). Oysa işin aslı öyle değilmiş bunu öğrendim ve hak verdim, okudugunuzda sizlerde hak vereceksiniz.
"Zambak"isimli konferansında ise; kadin erkek ilişkilerinden, kadınin ve erkeğin toplumdaki yerinden, kadının ve erkeğin farklıliklarından. Belki bana kizanlar olacaktır ama hiçbir zaman kadın-erkek eşittir diyen bir birey olmadım ki kim ne derse desin inanmamda eşit olduklarini savunanlara. Neyseki John Ruskin'de doğru düşündüğümü doğrular sekilde ifade etmis. Kadin ve erkek arasinda üstünlük yoktur ikiside birbirini tamamlayan bir butündür diye belirtmiş Ruskin.
Kadının doğasından, eğitiminden, ailevi vazifelerinden ve görkemliliğinden, erkeğin evine karşı olan sorumlulukları mükemmel bir şekilde ifade edilmiş. Kızların eğitimini yalnız maddi yonuyle degil manevi yonüyle de erkeklerin eğitimi gibi ciddiye alınması gerektiği üzerine konuşulmuş.

12+ yaş herkesin okumasini tavsiye ederim.
Herkese keyifli, huzurlu, saglik dolu, mutlu bir gün diliyorum. Gönlünüzden geçirdiğiniz güzel dilekleriniz, dualarınız daha dilinize dökülmeden kabul olsun
Kitapla, hoşça ve evde kalın
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Cemil Meriç'in Bu Ülke kitabındaki yığın-toplum farkı kesitinden etkilendiğim için aldığım kitaptır. 3 defa okuduğum, şimdiye kadar 5 kişiye hediye ettiğim, ortamlarda sizi entellektüel gösterecek, iç dünyanıza döndüğünüzde düşündürecek tatlımı tatlı sanat ve kitap aşığı Ruskin amcamızın nasihatlerinin iki kapak arasına sıkıştırılıp kütüphane rafına konmuş halidir. Peki ona kulak verecek miyiz, yoksa pek çokları gibi görmezden mi geleceğiz?
87 syf.
·3 günde·Puan vermedi
“İnsani duygular kötü değildir, ancak disiplin edilmediklerinde zararlıdırlar.”

Susam ve Zambaklar
O kadar güzel bir kitap ki.. Yüreğe dokunan, insanlığa dair derinlerde kalmış küçücük kıvılcımları alevlendiren naif ve samimi..
İçerisinde her şeyden az biraz var. Ve tüm bunların temelinde olan şey insanlık..Bilim, sanat, teknik, eğitim, siyaset insan olmayı başarabildiğimiz ölçüde gelişiyor ve güzel sonuçlar veriyor.

Susam yani kitaplar krallıkların hazineleri.. O bildiğimiz krallıklar değil bu ama içi dolu olanlarından.. Bu krallıklara ulaşmak için kitaplar nasıl okunmalı, hangi kitaplar okunmalı bunları buluyoruz kitapta. Kendi krallığımızı oluşturuyoruz.
Cemil Meriç’in dediği gibi “Kitaplar zekayı kibarlaştırır.” Evet hem zekayı hem ruhu kibarlaştırmalı. Gayretimiz kendi fikirlerimizi bulmak değil, söylenileni anlamak olmalı demiş Ruskin ne kadar doğru. Ön yargılarımızla kitabı okumaya başlıyoruz kitabın başından kalktığımızda sadece o yargılara yenisini ekliyoruz.

Zambaklar yani kadınlar..Kadın ne ezilen olmalı ne de ezen. Her şeyde itidalin gözetilmesi gerektiği gibi kadınla erkek ilişkisinde de sınırları korumak en önemlisi. Kadın o kadar güçlü ki tek yapması gereken içindeki o ışığı parlatmak ve bu ışıkla etrafını güzelleştirmek. Her iki çiçek de hayatımızda önemli yere sahip olmalı hakettiği değer verilmeli.
Kitabı okurken içimde bambaşka duygular var oldu. Büyük bir heyecanla okudum . Çok sevdim. Bence herkes okumalı..
104 syf.
·1 günde
Ahh benim güzel kitapları tadına vararak değil de açlıktan ölüyormuşçasına yeme huyum! Bittiği için üzgünüm.
Sen ne ince ne naif ne de güzel kitapsın öyle.
Kütüphanede dolaşırken rastgele gözüme çarpmıştı ve 1000k da pek fark edilmemesine rağmen hoş yorumları görünce alıp okumaya karar vermiştim. Çok mutluyum tanıştığıma. Susam ve Zambaklar. İsmi bile ayrı zarif.
Daha başlangıçta çevirmenin yazısı ve Ruskin' in hayatını okuyunca hayran kaldım. Gerisine ne diyebilirim ki? Alıntı paylaşmaya kalksam okuyamayacaktım. Bu kitabı çok farklı şeylerden bahsettiği için sevmedim. Aksine iyi bildiğimiz şeylerden bahsettiği için sevdim. Ruskin' in üslubunu çok samimi buldum. Zengin örneklerle harmanlanmış akıcı bir kitap. Herkese tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun.
104 syf.
·Puan vermedi
.
Canım arkadaşım Ayşe Ümit Karabacak hediyesi bu kıymetli kitabı okudum. Susam ve Zambaklar şeklinde iki bölümden oluşan iki konferans aslında. John Ruskin'in çekinmeden düşüncelerini paylaştığı, eksik ve hatalı gördüğü her şeye karşı cesurca düşüncelerinden ve çözüm önerilerinden oluşuyor.
.
Nasıl okumalı? Ne okumalı? ve en önemlisi Neden okumalı sorularına cevap arıyoruz satırlarda. Hem hayattan verilen örnekler, hem Ruskin'in konuya yaklaşımı farklı düşünmenizi, okuma alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmenizi sağlıyor. Şöyle diyor Ruskin;
" Esas olan şey , sizin ne düşündüğünüz değil, yazarın ne demek istediğini kavramanızdır." ve ekliyor;
" Sizler her şeyden önce kelimeler üzerine titizlikle durma ve onların neyi ifade ettiğini, hece hece, harf harf anladığınızdan emin olma alışkanlığını elde etmelisiniz."
.
İlk bölüm açıl susam açıl diyerek Kralların Hazinelerine, ikinci bölüm ise kadınlar üzerine, Kraliçelerin Bahçelerine açılıyor. .
Üzerinde durulması gereken, düşünülerek, anlayarak okunması gereken kitaplardan bir tanesi.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Ruskin
Unvan:
XIX. yüzyılda yaşamış İngiliz yazar, şair, sanat ve toplum eleştirmeni
Doğum:
Brunswick Square, Londra, İngiltere, 8 Şubat 1819
Ölüm:
Brantwood, Coniston, İngiltere, 20 Ocak 1900
John Ruskin, (d. 8 Şubat 1819 – ö. 20 Ocak 1900) XIX. yüzyılda yaşamış İngiliz yazar, şair, sanat ve toplum eleştirmenidir.

Londra'da doğmuş güney Londra'da yetişmiş sonradan adı Allied Domecq olan şarap ithalatçısı şirketin kurucusu olan John James Ruskin'nin oğludur. Evde eğitim almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 375 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 429 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.