"İnsanoğludur, insanoğlu belli olmaz Yüzbaşım. Bir ağaç bin damardır, damarlarının dokuz yüz doksan dokuzu yeraltında, ancak bir tanesi dışardadır. İnsanoğluda da böyledir.
O biliyordu ki insanın içinde bir kurt varsa, o kurt kolay kolay ölmez, uyur uyur uyanırdı. Bayramoğlu’nun içindeki kurdun da ölmediğini gözlemlemişti. Göz insanın aynasıdır.
Bu dünya zulüm dünyası oldukça, böylece de kaldıkça milletin gözü eşkiyalığa bulaşmış, haksızlıklara, zulme dayanamadıklarına inandıkları kişilerin üstünde olur her zaman.
Ağa," dedi, "al şu tabancanı. Sende bu korku, bende bu doğruluk varken biz bir araya gelemeyiz. Sen bana hiçbir zaman güvenemeyecek, hep korku içinde yaşayacaksın. Al şu tabancanı da ben gideyim. Gideyim de başımın çaresine bakayım."