Vhp 34

Allah, sabırlı olup olmadığımızı, bizi birbirimizle imtihan ederek ortaya çıkarır. Rabbimiz görendir.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sabır imanı kuvvetlendirir.
Din
Ali-imran süresi
33-34. Şüphesiz Allah’u Teâlâ, Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesini ve İmran ailesini âlemlere üstün kıldı ve seçti.* Bunlar, birbirinden kollara ayrılmış bir nesildir. Allah’u Teâlâ, her şeyi işiten ve bilendir. İZAHI: Allah’u Teâlâ, Âdem Aleyhisselâm’ı balçıktan yarattı, ona ruhundan üfledi, melekleri ona saygı için secde ettirdi. Ona her şeyin ismini öğretti. Onu önce Cennetine yerleştirip daha sonra, hikmeti gereği yeryüzüne indirdi. Böylece Âdem Aleyhisselâm, di­ğer varlıklara karşı seçkin bir kimse oldu. Allah’u Teâlâ, Nûh Aleyhisselâm’ı ise, insanların ilk defa putlara tapması ve kendisine ortak koştuğu bir zamanda, Peygamber olarak gönderdi. Ona uzun bir ömür verip do­kuz yüz elli sene insanları hak yola dâvet ettirdi. İnsanlar, Nûh Aleyhisselâm’ın emrini dinlemeyince, ona tâbi olanların dışında bütün insanları suda boğdu. Böylece Nûh Aleyhisselâm’ı seçkin bir insan kıldı. Allah’u Teâlâ, İbrâhim Aleyhisselâm’ı da diğer insanlardan seçmiş, Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem dâhil birçok Peygamberi onun soyundan göndermiştir. Âyet-i Kerîme’de geçen İmrân da, Hz. Meryem’in babası olan İmrân’dır. Allah’u Teâlâ, onun soyundan Hz. Meryem’i ve on­dan da insanlığın ilk yaratılışını hatırlatmak üzere, babasız olarak Îsâ Aleyhis-selâm’ı meydana getirmiş, böylece İmrân ailesini de seçkin kılmıştır.
Din
Kendisine itaatın şart olduğuna dair Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ″İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı Cennete girer.″ ″Yâ Resûlallah! Cennete girmeyi kim istemez ki?″ denilince, buyurdu ki: ″Bana itaat edenler Cennete girer, bana karşı gelenler Cenneti istememiş demektir.″[1] Yine bu hususta Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem Hadis-i Şerif’lerinde şöyle buyurmuştur: ″Kim bizim üzerinde bulunduğumuz yolun dışında başka bir amel işler­se, o amel reddedilir.” ″Kim benden sonra öldürülen (unutturulan) sünnetimi diriltirse, beni sevmiş olur. Kim de beni severse Cennette benimle beraber olur.″ ″Her kim benim sünnetimi ihyâ ederse, beni sevmiş olur. Beni seven kimse ise Cennette benimle beraberdir.″
Din
Münâfıkların altı özelliği vardır. İnsanlar üzerine gâlip geldikleri zaman bu özelliklerini açığa çıkarırlar. Bunlar: ″Konuştukları zaman yalan söyler­ler, vaad ettikleri zaman dönerler, emânet verildiğinde hıyânet ederler, Allah’a söz verdikten sonra ahidlerini bozarlar, Allah’ın emrettiği Hakka kavuşmak yolunu keserler ve yeryüzünde zulüm, fitne ve fesat yaparlar.″ Eğer gâlibiyet kendilerinin değil de başkalarının olursa, o zamanda şu üç özellikleri ortaya çıkar: ″Konuşunca yalan söylerler, vaad edince dönerler, emânet verilince hıyânet ederler.″
Din