Ben bütün gün neşeliydim. Sabahleyin olduğu gibi akşam üzeri de mutlu ve iyimserdim, içim huzur doluydu. Gözümün gördüğü, kulaklarımın duyduğu ve bütün varlığımla hissettiğim her şey benim için, benim mutluluğum içinmiş gibiydi. Tanrım! O ne tatlı huzur, o ne büyük mutluluktu...
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.