Bir vapura binip gitmediler Girit'e. Knossos'u görmediler, Atlantis'i sormadılar, Aynaroz'u, Murat Çayı'nı, Harran Ovası'nı, Pampaları, muson yağmurlarını, Valparaiso'nun denize inen merdiven sokaklarını, dünyanın kuzeyini güneyini, Tibet'ini Lut'unu, hiç ama hiçbir yerini görmediler yan yana.
Sözcükler... Sözcükler dolandı, sözcükler resim oldu, sözcükler ses oldu. Sözcükler yaşam oldu dolandı, sözcüklerle sarmalandılar. Sözcüklerle yiğit oldular, sözcüklerle serseri, âşık, bilge, kâmil, devrimci, yürekli, korkak, pısırık...
Şu yeryüzünde, bırak yeryüzünü kendi ülkemde kendi çevremde olup bitenleri kavrayamıyorum. Yarı yerim aydınlıkta, yarı yerim karanlıkta. Kendimi bile yeterince ölçüp biçemiyorum. İşte bu yüzden okumak istiyorum.