Öfkenin tadına varıyordu Saliha. Ama Mükerrem'inki gibi olursa. Kendi öfkesi böyle değildi. İçinde kuyudan derin kovuklar açar da dışına yalnız dil tutulması vururdu.
Buyrun efendim. Buyrun efendim... Yüzlerce, binlerce kez yineleniyordu bu sözler. Kullanıla kullanıla kısalmış, bir harfi düşmüş, yalama olmuş bir sözcük, "buyurun". Buyurmak. Kim buyuruyor? Kimler? Buyuranlar, buyruk alanlar...
Siyaset bilimci olan David Runciman tarafından herkesin kolayca anlayacağı şekilde hazırlanmış bir eser. Kitabın dili akıcı ve konular oldukça ilgi çekici, güncel örneklerden hareketle ele alınmış. Yazar, politika kavramını "şiddet, teknoloji, adalet" olmak üzere üç başlık üzerinden değerlendirmiş. Ünlü siyaset bilimcilerin görüşlerinden hareketle tartışmalar ortaya koymuş.
Politikaya dair okuma yapmanın sıkıcı olduğunu düşünürdüm ancak bu kitap ile fikrim değişti. Beğendim, ilgisi olanlara tavsiyemdir. :)