Pişmanlık bir erdem değildir ve hiçbir biçimde akıldan kaynaklanmaz. Kim yaptığı bir şeyden pişman oluyorsa yaptığının zararını misliyle öder… Yaptığı şeyden pişman olan iki defa zarar görür. Önce kınanması gereken bir arzuya, ardından da onun doğurduğu tiksintiye teselli olmuştur.
Eğer pişmanlık insanın gelişimine gerçekten katkı sağlayabiliyorsa,yaşamın sonunda ölüm döşeğinde kıvranan bir kişinin pişmanlığından ne fayda gelebilir?Pişmanlığın yaşamımızın akışı içerisinde bizi ileriye değil geriye götürdüğü ve asla değiştirilemeyecek bir geçmişe zincirlediği çok daha doğrudur.