Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olduğu için uzun zamandır merak ediyordum, sonunda okuma fırsatım oldu.
Kitabın içeriğine gelecek olursam, kitap genel olarak 3 ana karakter üzerinden ilerliyor . Suat , Süreyya ve Necip. Suat ve Süreyya evli çift, Necip de Süreyya’nın kuzeni.(Suat’ın başta erkek olduğunu sanmıştım ilerleyen sayfalarda kadın olduğunu öğrendim, bu da bir bilgi olarak kalsın.)Yaz ayını ailelerinin yanında geçirmektense bir yalı kiralayıp orada kalmaya karar veriyorlar. Necip de onları ara sıra ziyarete geliyor ama bir süre sonra bu ziyaretler çok sıklaşıyor. Ve olaylar gelişmeye başlıyor. Necip, Suat’a aşık oluyor. Necip her ne kadar bunun yanlış olduğunun farkında olsa da elinden bir şey gelmiyor.Bir süre sonra Suatın da Necip’e karşı duyguları gelişiyor ve yasak aşk başlıyor. Ama bu yasak aşk sadece duygularla gelişiyor. Kitabın konusu hoşuma gitmedi ama yazar karakterlerin iç dünyasını, ruhsal durumlarını ,bastırılmış duygularını ve dönemin toplumsal baskılarını çok iyi anlatmış. Bu yüzden kitabı çok beğendim.
Genel olarak kitap çok sürükleyiciydi, sadece sonlara doğru “artık olaylar bir yere bağlansın”diye bekledim. Ama Kitabın sonu beni çok şaşırttı, asla böyle bir son beklemiyordum.
Bence mutlaka okunması gerek bir kitap.