Günümüz ailesi için bir masa çevresinde toplanmak ve birlikte yemek, ailenin tüm bireylerinin kuşak ve cinsiyet farkı gözetmeksizin birlikte ve eşit olmaları demektir. İletişim, birlikte olma, dayanışma, paylaşma anlarıdır. Ancak bu anlar gerginliklerin ortaya çıkmasına, karşılıklı hesapların görülmesine ve ailenin özellikle kriz dönemlerine de tanıklık eder.
Evet, evlerin kokuları vardır. Orada yaşayanların kokularıdır onlar. Her evin kokusu vardır, sakinlerinin genelde algılamadığı, ancak yabancıların fark ettiği.
Babayı çocuğun simgesel düzenine sokan annedir. Bunu yapabilmesi için de kendi simgesel düzeninde babaya bir rol vermelidir. Bir kadının anne olması bu nedenle çocuğuna baba vermesine, yani ona bir baba adlandırmasına bağlıdır. Bunun yerine getirilmesi için iki koşul gerekir. Önce babalık işlevini üstlenecek ve kabullenecek, çocuğu tanıyacak, yani adını verecek bir erkek olmalıdır. Sonra annenin çocuğa bir erkeği adlandırması ve çocuğun babayı tanımasına izin vermesi gerekir. Baba, anne-çocuk ilişkisinde üçüncü olarak ortaya çıkar. Baba daima dışarıdakidir.
Anneyle olan ilişkinin yakınlığından babayla olan ilişkinin yakınlığına geçiş aşılması gereken bir güçlüktür. Burada babanın çocuğa gerektiği kadar yanıt vermemesi durumunda gelişimde bir duraklama olacaktır.
Babayla ilişki küçük erkek çocuğu için kendilik ve nesne tasarıminin oluşumund yaşam boyu sürecek temel bir rol oynar. Anadolu folklorunun artık unutulmaya yüz tutan "oğlum göster pipini amcalara teyzelere!" geleneği böylesi bir gururun teshir edilmesi değil midir? Bu gösteri çocuk için kimi zaman rahatsız edici olabilir, ancak baba için narsisistik fallik bir "gösterme-teşhir" olduğu ve doyum sağladığı açıktır.