Vildan

Vildan
@Vildan03
Lisans
62 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·140 syf.··
2023 1. kitabı
Bir solukta okunabilecek Livaneli klasiği. Olay örgüsü her zamanki gibi okumaya başladığınız andan içine çekiyor. Mustafa ve Mesude'nin bebeklerini denizde kaybedip aynı denizden gelen başka bir mucize bebeğin hikayesini anlatıyor. Mülteci sorunu, deniz kirliliği gibi bir çok toplumsal konulara da yer verilmiş. Roman gibi değil de hikaye tadında geldi bana.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·456 syf.··
2022 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2022 02:06
Olay örgüsü yine bildiğimiz gibi Ahmet Ümit'e yakışır şekilde içine çekiyor insanı. Kenan, Selim ve Nihat dostluğu beni çok etkiledi. Birbirlerine destek olmaları, eksikliklerini tamamlamaları, çocukluktan beri hiç ayrılmamış olmaları, okurken çok rahat üç samimi arkadaşı canlandırdım gözümde. Ancak o nasıl bir sondu öyle? Hala şaşkınım. Sonunun böyle olduğunu bilsem daha kısa sürede bu zevki yaşamak için bitirmeye çalışırdım. Hiçte belli etmedin be Selim... Son vuruşu her zaman mükemmel yapıyor Ahmet Ümit.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,8bin okunma
Puan vermedi·572 syf.··
2022 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2022 00:00
Öncelikle kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın. İlk 150 sayfasında Paris'ten, Notre Dame'dan ve mimarinin öneminden bahsediyor. Krallıkların, feodal beyliklerin gücü mimariyle önem kazanıyor. O dönemde mimari bütün gücü simgeleyen bir yapıyken matbaa çıktığında mimarinin gücü azalıyor. Matbaanın mimariyi nasıl gölgede bıraktığını öyle devasa cümlelerle anlatıyor ki anbean o çağın içinde yaşıyorsunuz sanki. Victor Hugo günümüzde yaşasaydı yorumu ne olurdu diye düşündüm. Ama az çok tahmin ettiğim bir şey var ki matbaa mimariyi öldürdü, günümüzde de matbaayı öldüren teknoloji oldu bence. Hani diyor ya Victor Hugo "bir kitap kolayca hazırlanır, ucuza mal olur ve çok uzun dönemler boyunca varlığını sürdürür" şimdi de bu durumu teknoloji sürdürüyor. İnsanlar kitap yazmak, düşünce edinmek yerine artık çeşitli bilgisayar programlarıyla oyunlar yazıyor, uygulamalar kuruyor. Teknolojiyle anlam kazanıp varlığını sürdürüyor. Romanımız bir başdiyakoz olan Claude Frollo, kilisenin zangoçu yaradılıştan çirkin olan Quasimodo, Çinge kızı Esmeralda olmak üzere üç ana kahraman dışında Gringore, doktor, müzmin kadın ve daha bir çok kahramanlardan oluşuyor. Aynı zamanda Victor Hugo'nun bu kitapta muhteşem tasvirleri var. Bazıları kitabın ilk 200 sayfasında sıkıldığını söylemiş. Ama bence kitabın bel kemiğini bu tasvirleri oluşturuyor. Çünkü o ortamı oluşturan, bize o duyguları katan, bizi o çağın içinde yaşatan o tasvirler. Notre Dame Katedrali'ni adım adım gezdim okurken. Paris'i, mezarlıklardan tutun da hücreleri bile detaylı bir şekilde tasvir etmiş. Üç geveze kadını tasvir etmiş sayfalarca. Bu cümleleri çıkarırsak çok yavan bir konuyla yazılmış toplumdan dışlanan bir Quasimodo olurdu bence. Quasimodo ve çingene kızı arasında geçen diyaloglar çok etkileyiciydi. Çingene kızının
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2022 14. kitabı
Edebiyatta kişinin ölümünden sonra mektup gibi özel bir anısının kitaplaştırılmasını hoş karşılamasam da onun hayatını, duygularını bugünlere kazandıran bir kitabın varlığı yine de etkileyici oluyor. Bu kitapta bunlardan bir tanesi. Ahmed Arif'in oğlu Filinta Önal ve yayınevi Leyla Erbil'le anlaşıp mektuplarını kitap haline getirmiş. Diyarbakırlı bir şairimiz Ahmed Arif. Mektuplarının bir çok yerinde yöresel kullandığı kelimeler mevcut. Aynı zamanda Siverek'te de yaşamış. Zazaca, Kürtçe, Arapça'ya hakim bu yüzden. Kitaba öznel duygularla bakıldığında hissettiği her duyguyu zerresine kadar kaleme dökebilmiş. Somutlaştırmış adeta Leyla Erbil'e canlı kanlı sunmuş. Mektuplarına Leyla Erbil'den cevap almayı o kadar önemsemiş ki mektuplarının bir yerinde "Hakikat mektup beklemektir" demiş. Onun için yaşamaktan bile daha önemli bu cevaplar. Leyla Erbil evlendikten sonra bile Ahmed Arif'in duyguları devam etmiş. Onun evliliği hakkında yorumlarda bile bulunmuş. Bence bir çok şairde olduğu gibi aslında o kişiye değil aşka aşık bir şair. Aşık olmak, duygularını bu kadar derinlerde yaşıyor olmak onlara özel şeyler gibi geliyor bana. Her insanın yaşayamayacağı derecede üstün duygular çünkü yaşadıkları. Her cümlesi o kadar etkileyici ki tüylerini diken diken ediyor yazdıkları. Ahmed Arif'e bir kez daha hayranlık duydum. Onun şiirlerini okurken bundan sonra bu aşkını düşünerek okuyacağım. Baştan sona okumuş olsam da kitaplığımda her zaman yeniden açıp parça parça okumaktan zevk alacağım bir kitap olacak bu mektuplar.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Puan vermedi·436 syf.··
2022 13. kitabı
Yine bir Nevzat Başkomiser kitabı. Polisiye romanlarında en sevdiğim karakter. Hatta kendisini okurken gözümde hep Behzat Ç canlanır. Sanki yeniden izliyormuşum gibi. Behzat'ta kesik parmak cinayetleri oluyordu. Burda da seri katil olan körebe ve suriyeli çocuklara yapılan organ mafyacılığı anlatılıyor. Bir solukta okunabilecek derecede merak uyandıran bir kurguyla yazılmış. Evgenia'nın Azez'i evlat edişi de burada başlıyor. Diğer kitaplarda Azez'in adını sıkça duyuyoruz. O yüzden önce bunu okumakta fayda var.
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201939,7bin okunma