Ne yazık ki vücudun çökmesi zekânın olgunluk zamanına tesadüf eder. Manasız çocukluk,tatsız gençlik,olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir? Zekâ nar,ayva ve portakal gibi geç renk ve koku kazanan bir sonbahar mahsulüdür. En az kırk sene güneşte pişmeden bu asil meyve ballanmıyor.
Aşk geçici,evlilik ise daimidir. Evliliği aşkın devamı zannetmiş nice safdil çiftler,üç ay geçmeden dudaklarda ateşin söndüğünü görmüşler ve bir akşam kendilerini karşı karşıya esner bulmaktan hayret etmişlerdir. Aşk değişmeyince ölür.
Erkeği, seve seve, ölüme yollayacak derecede cinsi bir üstünlük ve kudrete sahip olan kadının erkeğe,yani kendi esirine,eşit olmak ve benzemek için dişini tırnağına takarak yaptığı gayretlerin sebebi delilikten başka ne olabilir?
Sinemanın diğer bir fazileti de olgun yaşın,kafatası içinde,bir deste devedikeni gibi sert duran acıtıcı mantığı yerine,çocuk safdilliğini ve kolayca aldanış kabiliyetini koymasıdır.