Merhaba
Yöneticiler filozof olsa ne olurdu?
Marcus Aurelıus ile Roma altın çağını yaşardı...
Hem imparator hem stoacı filozof olan yazar, geleneksel eğitimle yetinmeyip,hükümdar olmadan önce felsefe eğitimi almış. Bu altyapıyla yönettiği dönem de altın çağını yaşamış.Hayatının büyük bölümü seferlerle geçen yazar, " kendime düşünceler" adlı eserini de bu seferlerden biri sırasında kaleme almış...
Kitap 12 bölümden oluşuyor. Her bölüm kitap olarak adlandırılmış ve birbirinden bağımsız, stoa felsefesi temellerine dayalı metinlerden meydana geliyor..
Bu bilgiler ışığında, kitabı büyük bir merakla okumaya başladım. Kitabın ilk sayfasında Marcus, aile büyüklerinden neler öğrendiğini anlatırken şöyle diyordu; "Annemden Tanrı korkusunu ve cömertliği, yalnızca zarar vermekten kaçınmayı değil, böyle birşeyi aklıma bile getirmemeye özen göstermeyi, basit yaşam sürmeyi ve zengin birine özgü alışkanlıklardan mümkün olduğunca uzak durmayı öğrendim." Duraksadım. Ben annemden, babamdan,yakınlarımdan iyi kötü neler öğrendim diye düşünmeye başladım.Kitap, beş dakika okuyup dakikalarca sizi tefekkür etmeye zorlayacak bir eser...
Marcus; yaşam,hayatın anlamı, doğa, varoluş sorguları,ölüm,akıl,bilim,sanat, zaman ve acıların gelip geçiciliği... o kadar geniş yelpazede aydınlatıyor ki sizi, hem ufkunuz genişliyor hem de yazara hayran oluyorsunuz.
Zaman diyor mesela,"gerçekleşen her şeyi taşıyan bir nehre, güçlü bir akıntıya benzer. Çünkü görür görmez her şey akıntıya kapılıp gider; işte bir diğeri geçiyor şimdi, o da diğerleri gibi kapılıp gidecek"...
Kısacası yazar, muhteşem vurguları ile ideal insana ulaşma formüllerini veriyor...
Ayrıca kitap hakkında şunu da söylemek isterim. Ben hiç de öyle, bir imparatorla konuşuyor gibi hissetmedim. Kelimeler o kadar naif,erdemli ve yumuşaktı