Lila’yı o gecenin ve o gündüzün tadını çıkarmak için elinden geleni yapmaya iten duygusal kudrete sahip değildim. Geride kalıyordum,hep beklemede. O ise şeyleri ele geçiriyordu,gerçekten istiyordu,onlara tutkuyla bağlanıyordu,ya hep ya hiçi oynuyordu ve aşağılanmaktan,maskara olmaktan,yüzüne tükürülmesinden,dayak yemekten korkmuyordu. Yani o Nino’yu hakediyordu,çünkü onu sevmenin,ona sahip olmayı denemek anlamına geldiğine inanıyordu, onun kendisini istemesini ummak değil.