Emile Zola'nin " Natüralist " akımıyla yazdığı yine " Gerçeklik" algısını son noktasina kadar hissedeceğiniz bir başyapıt daha! Eser;
19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa'da yaşanan işsiz bir makine işçisi olan genç Etienne'nin , Fransa'nın kuzeyindeki Montsou maden kasabasına gelmesiyle başlar. Etienne, burada "Voreux" adlı maden ocağında işe girmesiyle şahit olduğu ve bizzat yaşadığı bu sefil yaşamın insan hayatınin onuruna karşı bir "Yaşam lekesi"olarak tanımlar. İşçi sınıfının baş lideri olarak verdiği mücadele onlarca kayıp verse de onurlu bir yaşam için hak ettikleri koşullarda çalışmak ve verdikleri emeklerinin karşılığı için mücadeleye liderlik eder. Ancak kayıp kazançlarından daha ağır sonuç verecektir.
" Yoksa Darwin haklı mıydı; dünya, türün mükelemmelleşmesi ve sürekliliği için güçlülerin zayıfları yuttuğu bir savaş alanı olabilir miydi?"
Güçlülerin zayıflari yuttuğu bir savaş olduğu kesin. Kazanan tarafında hiç değişmediğide. Ama türün mükemmelleşmesi ve sürekliliği konusunda katılamayacağım. Yüzyılların süregelen bir geleneği gibi hala devam eden küçük bir azınlık burjuvazi için milyonlarca insanın hayatından çocukluklarınin, mutluluklarının, yaşamasi gereken güzelliklerin çalinmasi, doymak bilmeyen yüzlere hak verilebilecek bir durum değil çünkü.
"Kendi şartlarında düşünürsen, beni anlayamazsın."
Zenginlerin, sefalet ve açlığı anlaması pek güç bir durum. Ama yoksulluğun güzellemesini yapma konusunda gayet başarılı bir performans verirler. Birkaç metelik için, yeraltının yüzlerce metre altında yaşam mücadelesi veren maden işçilerinin verdiği zorlu gayreti konu alan bu eser bazen yokluğun insan yaşamı için nasıl da katlanılmaz bir cehennem azabı gibi geliyor!!
"Adaletin olmadığı yerde ahlaktan söz edilebilir mi?"
Bana göre Adaletin olmadığı yer,
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
"Bir sınıfın yok olması gerekiyorsa, daha canlı ve genç olan emekçi halkın aşırı zevklerle kendisini tüketmiş olan burjuvaziyi ortadan kaldırması gerekmez miydi?"