...Bir yazarla çağın ruhu arasındaki alışveriş son derece nazik bir konudur ve yazarın eserlerinin yazgısı bütünüyle bu ikisi arasında iyi bir anlaşmaya bağlıdır. Orlando işleri öyle bir ayarlamıştı ki şimdi son derece mutlu bir konumdaydı; ne çağıyla savaşması ne de ona boyun eğmesi gerekiyordu; onun bir parçasıydı, ama yine de kendisi olarak kalmıştı. Bu yüzden artık yazabiliyordu ve yazdı da.
Yazdı. Yazdı. Yazdı.
"Eşimi buldum" diye fısıldadı. "Kırlar. Ben doğanın geliniyim" dedi fısıltıyla, gölün yanıbaşındaki çukurlukta pelerinine sarınmış yatarken, kendini coşkuyla çayırın soğuk kucağına teslim ederek.