Orlando

8,0/10  (23 Oy) · 
92 okunma  · 
28 beğeni  · 
2.056 gösterim
Virginia Woolf bu keyifli romanda bize yalnızca sıradışı bir kahramanın olağanüstü öyküsünü anlatmakla kalmaz, ince değinmelerle, keskin bir mizahla, çarpıcı simgelerle İngiltere tarihinin son dörtyüz yıl boyunca geçirdiği dönüşümleri ve bunların İngiliz yazınındaki yansımalarını da ikiyüz sayfalık bir metne şaşırtıcı bir ustalıkla sığdırır.

"Kuşkusuz Woolf'un en yoğun eseri, çağımızın da en olağandışı romanlarından biri."
-Jorge Luis Borges-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2011
  • Sayfa Sayısı:
    244
  • ISBN:
    9789754708271
  • Orijinal Adı:
    Orlando
  • Çeviri:
    Seniha Akar
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

İçimizde olamadıklarımız ya da olmak istediklerimiz birikiyor. Kaç tane "ben" var içimizde? Nasıl aramız içimizdeki o benlerle? Duyuyor muyuz seslerini? Yoksa susturuyor muyuz?

Woolf, o sesi duyanlardan. İçindeki benleri Orlando'nun bedenine girip konuşturmuş, ete kemiğe bürümüş. Uyumsuz, aitsiz, asi, hatta cinsiyetsiz renkli bir kahraman Orlando. 400 yüzyıl farklı karakter ve cinsiyetle yaşamış, gezgin bir ruh. Bu ruhun karanlıklarını, zaaflarını, tutkularını okurken hiç sıkılmadım. Mizahi bir anlatımla kadının gözünden erkeği, erkeğin gözünden kadını, özellikle toplumun kadına biçtiği rolü güzel hicvetmiş. Yıllar öncesine göre kadına bakışın değişmediğini üzülerek okudum.

Kitapta ağır basan konulardan biri de; yazarlar ve edebiyat üzerine olan eleştirilerin, gerçek hayattan yazarlar ve şairler kullanılarak hikâyeleştirildiği bölümler. Edebiyatçıları tiye aldığı bu bölümleri hak vererek okudum.

Edebiyatı bu yüzden çok seviyorum. Başka türlü nasıl gerçekleşir bu yolculuk, bilmiyorum. Elindeki kitapla kendini yüzyıllar öncesinde kâh çingenelerin arasında kâh İngiliz asillerinin arasında yaşarken bulabiliyorsun; Woolf gibi kuvvetli kalemlerin sayesinde. Dış dünyadan, gerçeklerden soyutlamış gibi görünse de insanın içine doğru bir yolculuğa çıkarıyor okuduklarımız, iyiyse eğer.

Bilinç akışının nimetlerinden sonuna kadar yararlanılmış kitapta. Yazarın düşüncelerini, hayallerini özgürce zaman, mekan, genel kabulleri gözetmeksizin coşkuyla hem son derece naif hem de sivri bir dille kaleme aldığı fantastik de sayılabilecek bir hikâye Orlando. Zaman ve nesneleri algılama konusundaki görüşlerini okurken Proust'la benzerlikler kurdum. Anlatım tekniği olarak başta zorlansam da "özyaşam öykücüsü"nün araya girip okura laf sokarak açıklama yapması gevezelik gibi gelse de; ilerledikçe kitabı birlikte okuduğum bir dost gibi gelmeye başladı.

Kadını, erkeği, edebiyatı, içindeki farklı benleri anlamaya çalışmak açısından faydalı bir okumaydı benim için. Eleştirilerine katıldım çoğunlukla. İnsanı tutsak edenin, toplum kadar kendisinin de olduğunu düşündürdü kitap. İçindeki benleri keşfetmek en azından kulak vermek isteyenler için güzel bir kitap Orlando.