Toplu Eserleri 3

Orlando

Virginia Woolf
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 55 dk.
Sayfa Sayısı:
244
Basım Tarihi:
Aralık 2021
İlk Yayın Tarihi:
1928
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
Orlando, A Biography
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
ISBN:
9789754708271
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Başka bir ben istiyorum.”
9/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2022 67. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 14:16
Virginia Woolf’un yakın arkadaşı biseksüel yazar Vita Sackville-West için yazdığı OrlandoOrlando, bir nevi sahte bir biyografi. Ama bir biyografiye göre fazlasıyla fantastik, fazlasıyla eğlenceli. Zaten yazar bunu kaleme alırken kendini tatile çıkardığını söylemiş.Tatil dediğin başka yerler görüp yeni şeyler denediğin, eğlendiğin bir aktivite sonuçta. Ama işte, Virginia’nın kafasının karışık işleyen kıvrımlarında bu bir tatili aşıyor, bir şahesere dönüşüyor. “Şu anda olduğum kişiden ölesiye bıktım. Başka bir ben istiyorum.” diyor karakter. Virginia WoolfVirginia Woolf da Orlando’yu tıpkı bir bukalemun gibi renk, biçim, cinsiyet ve kimlik değiştiren bir kahramana dönüştürüyor. 16. Yy da ‘soylu’ bir ailede erkek olarak dünyaya gelen Orlando, yüzyılları sekerek geçiyor , 20.yy da kadın olarak yaşamına devam ediyor. Bir kraliçenin sevgilisiyken bir bakıyorsunuz İstanbul’da büyükelçi olmuş, bir bakıyorsunuz çingenelerin arasında yaşayan biri. Bir bakıyorsunuz Viktoryen dönemin baskıcı sosyal atmosferinin içinde nefes almaya çalışıyor Orlando. “İngiliz havası artık sürekli nemli ve nemli, güneş zor görülüyor” diyerek dönemin muhteşem bir tanımını yapıyor. Bir bakıyorsunuz İstanbul’daki çalkantıların içinde kendini nereye koyacağını düşünüyor. Tarih ve yer gibi Orlando’nun kimliği de, ruh hali de değişken. Özellikle cinsiyet değişimiyle birlikte cinsiyetçi yargıları mizahi ve nükteli biçimde ele alışı bence en can alıcı tarafı. Karakter, biçim ve öz olarak o kadar farklı rollerde çıkıyor ki karşımıza, kafamız karışıyor. Ki Virginia ‘nın istediği tam da bu. Kafalar karışsın, App den indirilip yüklenmiş toplumsal kimlik, cinsiyet rolleri, kültürel değerler, katı ahlaki standartlar birbirine girsin, ve hepsinin aslında ne kadar değişken, saçma ve ezbere olduğu ortaya çıksın.. Virginia malum tatilde
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
400 yıl yaşayan bir insanın biyografisi..
9/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2022 19:06
Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda adlı eserinden sonra okuduğum ikinci eseridir Orlando. Bu incelemeyi yazmadan önce Virginia Woolf'un hayatı hakkında birkaç şey okudum. Kendisi iki dünya savaşı görmüş biridir ayrıca. Sadece bunu söylemekle ne kadar çetrefilli bir hayat yaşadığını anlayabilirsiniz. 25 Ocak 1882 yılında İngiltere'de dünyaya gelir. Babasının ve annesinin ikinci evliliğidir bu evlilik. 1895 yılında annesini kaybeder ve bu kayıp onu çok etkilemiştir. Annesinin ölümünden sonra psikolojik hastalığının ilk izleri görülmüştür. Çilekeş yazarımızın çilesi sadece bu kadarla kalsaydı keşke.. Lakin kalmıyor.. Babası yazar ve entelektüel bir insandır ve büyük bir kütüphaneye sahiptir. Dönemin şartları gereği kadınların okula gitmesi söz konusu bile değildir. Bu yüzden babasının da desteğiyle kendi kendini geliştiriyor ve çeşitli öyküler kaleme alıyor. Bu öyküler de babasının yardımıyla gazetede yayınlanıyor. 1904 yılında babasını, 1906 yılında da kardeşini kaybediyor. Hayat durmadan darbeler indiriyor Virginia Woolf'a. Fakat kötü olaylar yaşanırken iyi olaylar da görülmüştür elbet yazarımızın hayatında. Babasının ölümünden sonra Bloomsbury'e taşınmıştır ve burada Bloomsbury adından bir gruba dahil olmuştur. Bloomsbury grubu, bünyesinde yazarlar barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. Ve bilmeyenler için de söyleyeyim. Virginia Woolf da bir eşcinseldi. 1912 yılında Leonard Woolf ile evleniyor. Eşi kendisine çok destek oluyor. Hatta kendi eserlerinin basılması için ona yayınevi bile açıyor. Eğer okumadıysanız, kocasına yazdığı intihar mektubunu da okumanızı tavsiye ederim. 1941 yılında yaşadığı ruhsal zorluklara yenik düşüyor ve ceplerine taşlar
Edebiyat
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2017 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2017 09:16
İçimizde olamadıklarımız ya da olmak istediklerimiz birikiyor. Kaç tane "ben" var içimizde? Nasıl aramız içimizdeki o benlerle? Duyuyor muyuz seslerini? Yoksa susturuyor muyuz? Woolf, o sesi duyanlardan. İçindeki benleri Orlando'nun bedenine girip konuşturmuş, ete kemiğe bürümüş. Uyumsuz, aitsiz, asi, hatta cinsiyetsiz renkli bir kahraman Orlando. 400 yüzyıl farklı karakter ve cinsiyetle yaşamış, gezgin bir ruh. Bu ruhun karanlıklarını, zaaflarını, tutkularını okurken hiç sıkılmadım. Mizahi bir anlatımla kadının gözünden erkeği, erkeğin gözünden kadını, özellikle toplumun kadına biçtiği rolü güzel hicvetmiş. Yıllar öncesine göre kadına bakışın değişmediğini üzülerek okudum. Kitapta ağır basan konulardan biri de; yazarlar ve edebiyat üzerine olan eleştirilerin, gerçek hayattan yazarlar ve şairler kullanılarak hikâyeleştirildiği bölümler. Edebiyatçıları tiye aldığı bu bölümleri hak vererek okudum. Edebiyatı bu yüzden çok seviyorum. Başka türlü nasıl gerçekleşir bu yolculuk, bilmiyorum. Elindeki kitapla kendini yüzyıllar öncesinde kâh çingenelerin arasında kâh İngiliz asillerinin arasında yaşarken bulabiliyorsun; Woolf gibi kuvvetli kalemlerin sayesinde. Dış dünyadan, gerçeklerden soyutlamış gibi görünse de insanın içine doğru bir yolculuğa çıkarıyor okuduklarımız, iyiyse eğer. Bilinç akışının nimetlerinden sonuna kadar yararlanılmış kitapta. Yazarın düşüncelerini, hayallerini özgürce zaman, mekan, genel kabulleri gözetmeksizin coşkuyla hem son derece naif hem de sivri bir dille kaleme aldığı fantastik de sayılabilecek bir hikâye Orlando. Zaman ve nesneleri algılama konusundaki görüşlerini okurken Proust'la benzerlikler kurdum. Anlatım tekniği olarak başta zorlansam da "özyaşam öykücüsü"nün araya girip okura laf sokarak açıklama yapması gevezelik gibi gelse de;
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
10/10
·244 syf.··
2017 1. kitabı
Virginia Woolf'dan okuduğum ikinci kitap Orlando oldu. Woolf'un yazım tekniğini her zaman tuhaf ama etkileyici bulmuşumdur. Orlando çeşitli kimliklerle karşımıza çıkıyor. Ve, Woolf cinsiyet, özgüven, hakikat, kimlik, edebiyat gibi konuları şiirsel üslubuyla anlatıyor. Gerçekten yoğun bir eser... Ve tabii ki okunmaya değer!
Edebiyat
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
8/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2018 16. kitabı
Ilk 30 sayfası işkence gibi olsa da gelişimi ve sonucu ilginçti. Istanbulda elçiliği sırasında 7 gün boyunca uyuyan Orlando'nun bir sabah kadın olarak uyanması.
Edebiyat
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
Woolf'un En Gey Yani En Eğlenceli ve En Homoseksüel Kitabı
8/10
·244 syf.·
2023 1. kitabı
Woolf, Ouse Nehri'ne dönüşmeden evvel Orlando'yu yazdığı için biz okurları şanslı sayıyorum. bu kitabın patriyarkal dünya düzeninin ironik bir eleştirisi olduğunu bilerek okumalısınız. cinsiyete atfedilmiş kısıtlamalar ve ayrıcalıklar, cinsiyet rollerine ve cinsiyetçi yaklaşımlara zemin hazırlayan sıradanlıklar üzerine kurulmuş fantastik sahte bir biyografidir Orlando ve bu kitapta elbette cinsel yönelimlere de hakkını altmetinlerle vermeyi ihmal etmeyen Woolf okura ufuk açıcı ve hicvettiği toplumsal yapıyı alaya alması hasebiyle eğlenceli bir okuma sunuyor. öte yandan daha önce Woolf okumayan insanları uyarma ihtiyacı duyuyorum. Woolf'un okunması en kolay eserinlerden birinin Orlando olduğunu söylemekle yetinmeyip bilinç akışı, araya girip bilgi verme ve uzun uzadıya sürüp giden cümleler ve betimlemeler içermesi sebebiyle kitabın ilk yarısında okuru yoran bir anlatımı olduğunu söylemeliyim. kitabın yarısına kadar sabırla gelmeyi başaran okurların, kitabın asıl tadına şimdi varacağını rahatlıkla söyleyebilirim. özetle, Orlando sıradan bir roman okur gibi okunmaması gereken bir kitap ve sonunda düşünsel ve duygusal bir doygunluk elde etmek için Woolf'un sizi yormasına elbette izin vermelisiniz. bu yazıyı benim için en çarpıcı kesit olan bir alıntıyla sonlandırıyorum: (ışıklar içinde uyu Woolf) "kimi duyarlıkları güçlenirken, öbürleri zayıflıyordu. kimi düşünürler kılık değişiminin bunda büyük rol oynadığını söylerler. önemsiz ayrıntılarmış gibi görünseler de giysilerin bizleri sıcak tutmaktan daha önemli işlevleri vardır, derler. bizim dünyaya bakışımızı ve dünyanın bize bakışını değiştirirler. ... bizlerin giysileri değil de giysilerin bizleri giydikleri görüşünü destekleyecek pek çok şey var; biz onlara bir kol ya da göğüs biçimi verebiliriz oysa onlar
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
8/10
·257 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2017 15:26
Konusu çok ilginç olduğu ve bir feminist olarak Virginia Woolf'u sevdiğim için almıştım kitabı. Çoğunlukla benden kaynaklı olmak üzere, okumam çok uzun sürdü. Benim pek sevmediğim ama yazara has bir şey olarak uzun, birbirinden virgülle ya da noktalı virgülle ayrılmış çok cümle var. Alttan alta verilen ama okuyunca kendini belli eden sivri cümlelerine ise bayıldım. Virginia Woolf'un sürekli kullandığı bir teknik olan bilinçakışı tekniği bu kitapta da var. Bazen sizi konudan ve kitaptan saptırabiliyor ama genel olarak çok hoş ve eğlenceli bir kitaptı.
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
8/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
400 yıl yaşayan bir karakterin 1 gecede cinsiyetinin değişimi... Woolf'un fanstastik dünyası... Sahte bir biyografi neticede. Uzun tasvirler yüzünde sıkılmanız olası fakat konu harika! Bence okunmalı fakat biraz sabır... ;)
Edebiyat
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
Orlando'nun İngiltere'nin Değişen Koşullarına Tepkisi ve Adaptasyonu
Puan vermedi·244 syf.··
2020 29. kitabı
Cinsellik ve cinsel kimlik gibi konulara bazı dönemlerde saygı gösterilirken, çoğunlukla karşı çıkılıp aldatılmaktadır. Toplumun gizli sorunlarından biri olan bu konu kaçınılmaz olarak edebiyata de yansımıştır. Zamanın ekonomik ve politik görüşlerine göre, toplumda her zaman bir ayrım olmuştur ve bu ayrım sınıfta yapılsa da, cinsiyetler üzerinde de çok keskin ayrımlar vardır. Özellikle toplumdaki kadınlık ve erkeklik algısı fiziksel kalıplara göre ayrılır ve bu formlara belirli görevler verilir. Hem kadınlara hem sosyal ve ekonomik alanlarda erkeklere ayrıcalıklar ve fırsatlar veriliyor, kadınlara neredeyse hiç olmadığı kadar az. Ancak erkeklerin algısı ve erkeklik, toplumdaki bu kurallara uymalarını engellemedi. Zamanla, kadınların yaşama dahil olma girişimleriyle, gizli olmasına rağmen, edebiyat ve ekonomi açısından ilerleme kaydedilmiştir.Virginia Woolf, bunu zarif bir şekilde tartışan ve yansıtan yazarlarımızdan biridir. Orlando'da, toplumlar tarafından dayatılan bu normların, cinsellik ve cinsel kimlik algısı üzerinde androjenik bir karakter yaratarak etkileri, zorlukları ve değişiklikleri yansıtılmıştır. Orlando'nun cinsiyet değişikliği, kişisel gelişimi ve değişen dönem ve Britanya toplumu arasında paralellikler var. Orlando'nun Elizabethan, Jacobean ve Restorasyon dönemindeki değişikliklere adaptasyonu ve Victoria çağındaki uyumsuzluğu ve bocalaması, bu değişimin gerçekten fiziksel olmadığını, ancak toplumun cinsiyet normlarına bir tepki olarak o dönemin bir aynası olduğunu göstermektedir. Ana nokta fiziksel bir cinsiyet değişikliği değildir, aksine bu değişiklik Virginia Woolf tarafından kritik amaçlar için kullanılan bir yöntemdir. Daha sonraki okumalarınızda Elizabethan, Jacobean, Orlando ile Restorasyon ve Viktorya dönemi bağlantılarını ve Woolf’un
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma
8/10
·244 syf.··
2018 24. kitabı
Kitabın içerisinde küçük bir sürpriz var. Kitabın bir bölümü Türkiye’de geçer. Asıl kimliğini, Türkiye’de çok etkilendiği çingeneler sayesinde bulan kahramanın hayatını anlatır.
Edebiyat
OrlandoVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20212,121 okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."