Bookworm

Bookworm
@Virginiawlf
İngiliz Dili ve Edebiyatı-Dilbilim
125 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı

Bookworm

, bir kitap okudu
10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
Arthur Schopenhauer
8.6/10 · 9,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anne Frank'ın Hatıra Defteri
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
Bende özel bir yeri olan bu kitabı sadece bir kitap olarak adlandırmam yanlış olur. Anne Frank'ın defteri bizlere hayatta önemli noktaları hatırlatır. Tamamen gerçek hayattan olan anları okurken her sayfasında içimde ürperti hissettim. Her gün bitişinde zaman zaman gözlerim de doldu, gülümsedim de. Anne Frank küçük bir kız çocuğu olmasına rağmen kocaman yüreği olan biriydi. Maalesef dünya hiç de masum değil ve masum insanlarla beraber onun canını da aldı. Dünyayı masum yapmayan tek etken insanlar. Tarihi olaylara bakarsak savaşlar, ırkçılık, anlamsız düşmanlıklar... Bu olaylardan etkilenen sadece masum insanlar. Anne Frank genç kızlık evresindeki ruhsal ve fiziksel değişimini o yaşına rağmen usta bir yazar havasıyla yansıtmıştır. Onun bu havası bana hep şunu düşündürttü: Eğer yaşasaydı çok başarılı bir kadın yazar olacaktı. Dünyada kendi yolundan gidip tüm güzellikleri tadabilecekti. Umutları hep vardı. Zaten insanın en bitmez tükenmez duygusu umut değil miydi? Hayalleri vardı ve o saklandığı yerden bir gün uçmak umuduyla bekliyordu. Büyümenin vermiş olduğu sancılar onun içinde bir heyecan uyandırıyor aynı zamanda sancılara sebep oluyordu. Onunla birlikte saklanan kişiler de hep umutluydu. Açlık, yokluk neydi ki canın tehlikedeyken. Aşkını bile yaşayamayan Anne güçlü bir kızdı. Büyüdükçe yanlızlaştı ama farkındalığı vardı artık. Kitap okumak ve yazmak onun tutkusuydu. Acı gerçeklikten uzaktı onlarla. Neden hep bir savaş havası? Neden bu ırk düşmanlığı? Neden farklılıklara karşıtlık? Bu sorular uzayıp gider ama cevap hala daha yoktur. 21. yüzyıldayız ve maalesef ki konuştuğumuz şeyler farksız değil. Yine yok yere masum insanlar ölüyor ve yine yok yere savaşlar sürüyor. Hitler canavarlardı ama onların canavarca hareketleri bir çok yahudinin sonunu getirdi. Umutlar,
Edebiyat
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Sisifos Söyleni
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
Albert Camus sıradan bir yazar olmamakla birlikte işlediği konular da sıradan olmaktan çok ötededir. Bu eserin ana konusu intihardır ama basitçe anlatılan bir intihar konusu değildir. Hayatın yaşamaya değer olup olmadığı üzerine derin düşünceler ve çıkarımlara yer verilmiştir. İntihar kişinin algısına göre değişir elbelt. Boş yere bir intihar ise söz konusu olamaz. Birden fazla sebebi olabilir. En basit örneği ise kendisinden vazgeçmektir. Kendisinden vazgeçen biri belki de hayatı anlamlandıramaz, uyum sağlayamaz. Uyum sağlayamayan kişi aynı zamanda baş kaldıran kişidir. Uyumsuz da denebilir. Toplumda, çağında uyumsuz bir kişidir. Bu kişi sorgular, bir anlam aramaya çalışır. Bilir ki bu dünya çok karmaşık ve bu karmaşanın içindesin. Bazı şeyler çok ağır gelir ama asıl vurgu intihara gerek olmadığıdır. Uyumsuzsan eğer kendi yolundasın, bunda bir sorun yoktur. Ölüm ise bambaşka bir meseleye yol açar. Bir inanca yönelikte olabilir bir bilinmezlikte. Filozoflardan örnek veren Albert temel, çözülemeyen konuya da değinir; metafizik. Evreni anlama çabası hiç bitmemiştir. Kişinin kendini anlama çabası da hiç bitmez. Bilinmezlik ya da varlık hep yoruma açık meselelerdir. Şunu unutmamak gerekir. Uyumsuzsan intihar kurtuluş yolu olarak görünmemelidir. Sorgulamak ve anlam aramak belki de hayatın kendisidir.
Felsefe
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202011,3bin okunma
Yabanın Çağrısı
10/10
·112 syf.··
2020 30. kitabı
Yabanın Çağrısı kitabı kısa bir kurgudan oluşmaktadır fakat Jack London başarılı bir şekilde kalemini konuşturmuştur. Olay örgüsü aslında gerçek hayattan izler taşımaktadır. Yazarımızın kendi yaşantısında da etrafındaki gelişmelerden de izler vardır. Ana konulardan biri olan hayatta kalma çabası aslında Charles Darwin'in teorisiyle eşleşmektedir. Güçlü olan hayatta kalır. Maalesef ki ana karakterimizin uysal bir köpekten vahşi köpeğe dönüşmesi bunu bize kanıtlar. Günümüzde de bu teori geçerli olsa da eskisine nazaran evrimleşmiştir. Değişime uyum sağlamak zorunda kalan Buck, aslında bu hayatı kendisi seçmemiştir. Bu zorlu hayata itilmiştir. Sebepleri ise olay örgüsünde net bir şekilde yansıtılmıştır. Zorba bir master olan kişiler köpekleri kendi işlerini yaptırmak için zorlu şartlar altına sokarlar. Zorluklara mecburen katlanmalı ve hayata devam etmek gerektiğini anlayan Buck güçlenir. En çarpıcı sahnelerden biri ise zorba olmayan master Thornton ile Buck'ın iletişimidir. Onların birbirine sadık oluşu en samimi anlardandır. En sonunda ise Buck efsanevi bir karaktere dönüşürüz. Onun cesurluğu ve kahramanlığıyla anılır. Deneyimlemiş olduğu zorluklar onu güçlü ve yeri geldi mi zorba bir karaktere dönüştürmüştür. Gerçekten de güçlü olan hayatta kalır, zayıf olan ise yenilir hayata karşı.
Edebiyat
Yabanın ÇağrısıJack London · Turkuvaz Kitap · 201843,3bin okunma