Meral: Dostluğu aşan ilişkilerden niçin kaçıyorsun?
Halil: Bu sözünle aşık olmayı kastediyorsan, dostluğu bu dünyada hiçbir şey aşamaz.
Meral: O halde sen bana aşık olmaktan da öte duygular içindesin.
Halil: Hayır, ben sana aşık değilim.
Meral: Olmaz böyle bir şey. Resmime aşık olman demek, beni sevmen demektir.
Halil: Olmayan bir şeyi nasıl söylerim? Niçin beni anlamamakta ısrar ediyorsun? Ben senin resmine aşığım işte hepsi bu kadar.
Meral: Sen ben yokken resmimi sevdin. İşte ben varım artık. Resmin aslı benim. Bundan sonra ikimiz bu sevgiyi paylaşacağız. Bu aşkın ayrısı bana ait.
Halil: Sen dostlukların aşkların kolay mı kurulduğunu kolay mı sürdürüldüğünü sanıyorsun? Resminle ilk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. Elbiselerim eskiydi, kirliydim, sakallarım uzamıştı. Birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. İnanamadım, ikinci kez zorlukla baktım resmine. Gene iyilik, gene sevgi vardı gözlerinde. Nihayet değişmezi bulmuştum. Resmin benim içime bakıyordu. Benim kendimi görüyordu. Bana hep dostlukla, iyilikle, sevgiyle baktı.