Aslında insan, iradesi dışında birtakım tesadüfler tarafından yokluktan var olmuştur. Peki neden? Varlığının anlamını ve amacını öğrenmek ister, sorularına cevap alamaz ya da saçma sapan cevaplar alır. kapıyı çalar ama açan kimse olmaz.
Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder.
Huzursuz değilim işte, bunu biliyorum. Sebebi de basit aslında. Kendi hakkımda bir şey bilmiyorum ki huzursuz olayım. İnsan kendisini tanımaya başladıkça huzursuzlukla tanışır, insan kendini keşfederken acıya dokunur. Filan gibi laflar edesim var, da etmeyeyim, insan kendi kendisine böyle şeyler söylememeli, yani söylememeliymiş gibi hissediyorum, tutup işin sonunda zerzevatçı çıkmak var. Gerçi şu ana kadar kendim hakkında edindiğim izlenim öyle çok da vasıfsız bir adam olmadığıma dair, ancak zaten anca bir cahil kendisini bilge zanneder. Bak işte, kesin birikimli filan bir adamım ben, ettiğim laf altı okka vallahi. Sırıttım. İnsan akıllı olduğunu anlayınca da zannedince de sırıtıyor, ne yapayım içten gelen bir şey bu.