Eski aşklar, kötü hatıralar onulmaz yaralar, insana kapanmaz boşluklar bırakırdı. Bu Zamanı saniye saniye saydırır, geceleri uykusuz kılar, yemeden içmeden keserdi. İnsan birinden ayrıldığında arkasında bıraktığını sandığı geçmişi, geleceğini fersah fersah geçermiş. Benimki de öyleydi bir noktada çakılı kalmıştım. Ne yaparsam yapayım geçmişten kurtulup geleceğe dahil olamıyordum.
Bazı insanlar diğerleri gibi çabuk toparlanamıyordu. Bazı insanlar biten bir aşktan sonra sütten kesilmiş bir çocuğa dönüyordu ve dünya onları doyurmaya yetmiyordu üstelik bu ayrılık ve tekrar kavuşamama hali uzadıkça içimdeki kalbi bir parça taşla değiştirmiştim zamanla. Kırılmayan unufak olmayan,özüne ilk haline toprağa dönmeyen,her türlü zorluğa katlanmayı öğrenmiş, zamana dayanmaya çalışan bir taş olmuştu kalbim.
Bu memleketteki isim değişikliklerine takılmıştı kafam niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor sürekli değiştiriliyordu acaba tarihten kaçmak için mi, her şeye sıfırdan başlamak için mi? Geçmişini değiştirmek isteyen bir ülke…