Her şeyi geçmişte kaldığını düşünmek canını yaktı. Onun da canı yandı mı, bilmiyorsun. Uzakta çünkü. Sesi de yok, kelimeleri de. Veda etmek ona da zor geliyor, senden daha fazla.
Kervanlar yolunu kaybetti, bekleme artık, gelmeyecekler. O sarkan ipi kurtuluşun sandın, gökyüzü sandın, ay sandın, ama ilmek olup boynuna dolandı, ne hazin.
Ne hazin, boşluktan sarkan tekinsiz bir ip, başının üzerinde ve ayaklarının altında sonsuz bir karanlık. Ölü atlara kaside, yenilmiş erkeklere ağıt, giden kadınlara şiir.
İçindeki kuyunun seni hiç terk etmeyeceğinden korkuyorsun. Kuyu senin içinde ve sen kuyunun içindesin; kalbinin küf ve rutubet kokulu taş duvarlarını çürümüş kara yosunlar kapladı, kendi yalnızlığında bekleyip dururken.