Güllü Şahbaz

Puan vermedi·176 syf.·
2019 3. kitabı
Merhabalar Bütün Şiirleri 2 Şükrü Erbaş’ın Bütün Mevsimler Güz(1994), Dicle Üstünde Ay Bulanık(1995), Kül Uzun Sürer(1996), Derin Kesik(1999) yılında yazılmış kitaplarının bir arada bulunduğu hali Kırmızı Kedi Yayınevi’nde 2012 yılında bir araya getirilmiş. Bu kitap hiç Şükrü Erbaş okumamışların bile bildiği Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları kısmını da barındırıyor. Okumamışların bile kalbinde taht kurmuş o güzel bölüm.İlk kitabına göre biraz farklılık gösterir bu kitabında. Dört bölümden oluşan kitapta Dicle Üstünde Ay Bulanık bölümü biraz daha siyasi yönlüdür Çocuklar, kadınlar, kirpik, baba, aşk, ayrılık, ölüm, direnme konuları yoğundur. Şiirleri masmavi gökyüzünü aniden bulutlarla kaplayıp hüzünlendirirken yağmur sonrası gökkuşağını da esirgemez okurundan. Hüznü bile naifdir şairimizin. Ben severek okudum ve herkesi bir yerden yakaladığına inandığım bir şair. Dizelerinde buluşmak dileğiyle.
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·144 syf.·
2019 24. kitabı
Kalp ve Beyin kitabı yaşadıklarımızı güldürerek gözümün önüne serdi. Bazı yerlere de kinayelerini eklemeyi unutmadan güldürdü hemde. Bazı zamanlarda beyin olurken bazı zamanlarda da kalp oldum. Gerçi hangimiz kalp ve beyin arasında kalmadık değil mi ? İşte bu durumu Nick Seluk başarılı bir şekilde ele almış. . Bu kitapta bu eski düzenine ek olarak vücudumuzun diğer çalışanlarına da ses vermiş. İnkar etmeye çalıştıklarımızı kahkaha ile yüzümüze vurmaya devam ederken henüz burda bitmediğini söylüyor yazarımız. . Sizde kafanız çok bunaldığında tercih edebilirsiniz.️
Kalp ve Beyin: İç İşleriNick Seluk · Pegasus Yayınları · 201847 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2019 11. kitabı
Merhabalar ️ Size Atsız’ın okuduğum ilk romanı ile geldim. Uzun süredir okumak istediğim ama cesaret edemediğim bir yazardı. Bir anlık cesaret ile alıp çabucak okuduğum bir roman oldu. Sevdim mi ? Evet. Devamı gelir mi ? Elbette. Kitabı okumaya başlayacağımda herkes doğru seçim olduğunu, ama okurken siyasi kimliklerinden arınıp okursan ancak edebi lezzeti alabilirsin yorumlarında bulundu. Bunu duyunca siyasi düşüncelerinin rahatsız edici derecede çok olduğunu düşündüğümü söylemeliyim. Ama okuduktan sonra hiç öyle olmadığını gördüm. Şunu da dile getirmek istiyorum. İlk Sabahattin Ali okumaya başladığımda da sevenlerin yanı sıra gereksiz bir önyargılı yorumlar duyarken aynısını Atsız’da da yaşamak beni üzmedi değil. Ama asıl üzen ne biliyor musunuz ? Önyargılı yorum yapan kesimlerin uzak durduğu yazarları okumamaları. Bilmediğimiz şeylerim üstüne bilenlerden fazla yorum yapma cesaretimiz nasıl oluyor acaba? Kitap bir Uygur masalı ile başlayıp daha sonralarında Askeriden Atılmış Selim Pusatı konu alır. Dili akıcı ve sadedir. Eski sözlüklerin anlamına kolayca ulaşmamız için de kitabın arkasında sözlük bulunur. O yüzden gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz. Ayrıca siyasi düşüncelerin yoğun olduğu bir eser değildir. Aksine edebiyatımıza farklı bir tarz ile yaklaşılmış bir eserdir. Seveni de sevmeyeni de bol olan bir kitap. O yüzden şans vermenizi isterim.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
8/10
·208 syf.·
2019 16. kitabı
“Şükrü Erbaş, neredeyse her şiirinde okuruna ‘gök’ imgesiyle gökyüzüne bakmayı hatırlatıyor. Ferah bir nefesin iltimas da, karanlık bir duvarın cezası da gökyüzünden çıkageliyor. Erbaş, şiirleriyle ölüm denen duvarı yıkamıyor belki ama bambaşka bir duvarı ölüm rengiyle boyuyor. Zaten ölüm ki kısa konuşmaya gelmiyor hiç.” . Merhabalar . Aralık ayınca Burak Abatay tarafında hazırlanan bir kitap ile geldim sizlere. Sitelerde tesadüfen gezerken rastladığım ve varlığından habersiz olduğum bir kitaptı. Ama nedenini bilmeden aldım hemen. Ve çoğunlukla keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim. . Şükrü Erbaş’ın Yaşıyoruz Sessizce kitabı biraz diğer şiir kitaplarından farklıdır. Acısını hissettirir sizlere. Ama naif şairimiz o acıyı bile öyle güzel işler ki bu kitap fikri ortaya çıkar. Burak Abatay kitaptan etkilenip kendine bir teşekkür borcu edinir. Ve Şükrü Erbaş’ı da 1978 Varlık dergisinde ilk şiiri yayımlanmasının üzerinden kırk yıl geçmesi üzerine Şükrü Erbaş’ı sevenlerin de etrafında toplandığı bir sohbet sofrası ile ikna eder yazarımızı. Ne güzel bir teşekkür borcu olmuş ve iyi ki de ikna etmiş diye geçirdim önsözden itibaren. . Kitabı yirmi dokuz kişi öyle bir güzelleştirmiyor ki hem bir an önce okuyup bitirmek hem de uzun zamanlara yaymak istiyordum. Kitapta da öyle bir isimler var ki saymayım sürpriz olsun diyorum. Ve bazı şiirlerin yazısı yüreğimi ısıtıyor ve başka nasıl anlatılırdın ki be naif adam dedirttiriyor. Ama bir kaç yazı da bu heyecanımı kaçırdığım oldu elbette. Onun dışındaki genel olarak sevdim. Madem henüz Şükrü Erbaş ile tanışamıyordum o halde yakından tanımak için güzel bir yol olmuştu benim için. Ama deneme, inceleme tarzı okumayı sevmeyenlere pek hitap eder mi bilmiyorum açıkcası. Ama Şükrü Erbaş eserlerini bitirip üzgünseniz bence bir bakın derim.
Bir Dünya Şarkısı Şükrü ErbaşBurak Abatay · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201936 okunma
8/10
·136 syf.·
2019 15. kitabı
Merhabalar . Ece Temelkuran’ı ilk defa Kafka Olur dergisi ile tanımıştım. O günden beri okumak istediğim bir yazardı. Tanışma kitabı olarak Olmayan Kuşlar Ansiklopedisi eşlik etti. . Serüveninizi otuz beş tane hayal ürünü kuşlar işe geçiriyorsunuz. Hepsinin ismi de birbirinden farklı. İsimleriyle özellikleri de yarılıyor bir yandan da. Çok yoğun kitapların arasına yerleştirilebilecek kafa dağıtmadık kitaplardan olmuş diyebiliriz. Hayal gücünün içine yedirilmiş mesajlarla bir oturuşta kolayca okunabilecek bir kitap. . Keyifli okumalar
Olmayan Kuşlar AnsiklopedisiEce Temelkuran · Karakarga · 2017610 okunma