Roger Zelazny’den bir Doctor Who hikayesi. Eğer Zelazny’nin Amber Yıllıkları serisini ve BBC’nin nesiller boyu devam eden efsane dizisi Doctor Who’u beğendiyseniz o zaman bu kitap tam size göre.
Kitapta tıpkı Doctor Who’daki Doktor gibi zamanda ileri geri gidebilen bir ana karaktere odaklanılıyor ve bu karakterin başından geçen aksiyon dolu olaylar anlatılıyor. Fakat ana karakterimiz Red, Doktor gibi zaman makinesi kullanmıyor. Çünkü Zelanzny’nin bu evreninde zaman; üzerinde herhangi bir araçla ileri veya geri hareket edebildiğin çeşitli zaman aralıklarına açılan talihi yolların bulunduğu bir ana yol. Hem de kendi zamanlarına geri dönemeyenlerin veya dönmek istemeyenlerin kurduğu restoranları, tesisleri ve otelleri barındıran bir ana yol.
Ana karakterimiz Red de Yol’u kullanan herkes tarafından tanılan yolun en büyük gediklisi. Red, ağır ağır geri dönen anıların yarattığı rüyaların pençesinde kaç zamandır Yol’u kullandığını bilmeden evini, ütopyasını, arayan biri. Ve tıpkı Doktor gibi imkansız veya çözülemez gözüken olayları bilginin getirdiği tecrübe ile alt eden biri.
Hikayemiz Red’in ütopya arayışındaki zamansız zaman yolculuğu ile başlıyor ve karşılaştığı ilk kişiyle hikayenin yönü şekilleniyor. Bu kişi Red’e kimsenin karışamayacağı Yol’un kadim suikast yasasının yürürlükte olduğunu ve hazır olması gerektiğini söylüyor. Böylece Red, Yol üzerinde “ilerleyerek” ütopyasını ararken peşindeki suikastçılar ile olan kovalamacasına başlamış oluyor.
Fakat bu suikastçılar öyle bilindik eğitimli kiralık katillerden değiller. Bunlar bu evrene ait özel suikastçılar; gezegen yok eden silahlara sahip bir uzaylı, ölümcül bir ninja keşiş, özel donanımlara sahip bir cyborg, zaman çizgisinden çekip çıkarılmış bir dinozor, bir büyücü, bir ejderha…
Zelazny, işte tam bu noktada