Büyünün Rengi (Bir Diskdünya Romanı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1346
Gösterim
Adı:
Büyünün Rengi
Alt başlık:
Bir Diskdünya Romanı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060206
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Color of Magic
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Delidolu Yayınları
Baskılar:
Büyünün Rengi
Büyünün Rengi
Yakın geçmişte, sonsuzluğun büyülü evrenine uğurladığımız Sir Terry Pratchett'ın, dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan, 40 kitaplık, kültleşmiş "DiskDünya" serisinin ilk iki halkası Büyünün Rengi ve Fantastik Işık, Niran Elçi'nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu Yayınları'nın özenli baskısıyla edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Tüm zamanların en uzun soluklu dizilerinden biri sayılan DiskDünya, ilk kez okurla buluştuğu 1983 yılından bu yana, gerek özgün hikâyesi gerekse sıra dışı karakterleriyle her yaştan okurun ilgisini çekmeyi başaran asla eskimeyecek bir başyapıta dönüşüyor.

Eşsiz mizahı ve ironisiyle hayranlık yaratan Terry Pratchett, sınır tanımaz yaratıcılığını dâhiyane fikirleriyle buluşturarak, okurlarını, DiskDünya adında, devasa bir kaplumbağanın üzerindeki dört filin sırtladığı diskten oluşan, düşünce ile gerçekliğin arasında tutunmaya çalışan benzersiz bir âleme çağırıyor.

Bin bir çeşit büyünün, ateş püskürten ejderhaların, korkunç canavarların, konuşan ağaçların, kimliği belirsiz yaratıkların, gizemli tanrıların ve ölüme meydan okuyan trollerin arzı endam ettikleri DiskDünya'da, daha önce eşi benzeri görülmemiş detaylarla süslenmiş olağanüstü bir evren resmediliyor.

Pratchett'ın, yolculuk ve turizm temasını oldukça derinlikli bir şekilde işlediği serinin ilk kitabı Büyünün Rengi'nde tanıştığımız İkiçiçek karakteri, DiskDünya'nın en büyük şehri Ankh-Morpark'a ayak basan ilk turist oluyor. Burada çevresine adeta para saçarak garip davranışlar sergileyen DiskDünya'nın ilk turistine yol göstermesi için bir rehber gerekiyor. İkiçiçek'in imdadına Rincewind adında, heyecanlı tavırlarıyla dikkat çeken, ama okuldan bile atılmasına sebep olabilecek kadar başarısız sayılabilecek bir sihirbaz yetişiyor. Kısa sürede kaynaşan(!) iki yoldaş, ilerleyen zamanlarda tehlikelerle dolu bir maceraya sürükleniyor.

Olaylar sarpa sarmışken, DiskDünya'daki filozoflar Büyük A'Tuin adlı kaplumbağanın nereye gittiği ya da çiftleşip yeni diskdünyalar yaratıp yaratmayacağı üzerine kafa yormakla meşgul görünüyor. Geleceği değiştirmek isteyen ve Rincewind'in peşine düşmek için oldukça geçerli bir sebebi olan sihirbazların varlığı ise ortama tuz biber ekiyor… 

Macera boyunca, ölümden hep kıl payı kurtulan Rincewind'in ve yoldaşının birinci romanın finalinde neyle ya da kimle yüzleşeceği, okur için de büyük bir sürprize dönüşüyor. Öykümüz, bu sürprizin ardından hızla ve sürükleyici bir şekilde serüvene kaldığı yerden devam ediyor. Rincewind, sahip olduğu ama kullanmadığı büyüyü keşfedebilecek mi? DiskDünya'yı sırtında taşıyan kaplumbağanın nereye gittiğini çözmeye çalışanlar sorularının yanıtlarını bulabilecek mi? İkiçiçek geldiği yere geri dönebilecek mi? Rincewind atıldığı okula yeniden kabul edilebilecek mi? Tüm bu soruların yanıtları efsane dizinin ikinci romanı Fantastik Işık'ta açığa kavuşarak serinin üçüncü kitabı için de iştah kabartıyor…

DiskDünya serisi, hayalgücünün sınırlarını zorlayan kurgusunun yanı sıra kuantum fiziğinden sanayi devrimine, popüler kültür klişelerinden Hamlet, Rüzgâr Gibi Geçti vb. edebiyat ve sinema klasiklerine uzanan değişik kültür unsurlarına saygı duruşunda bulunarak gerçek dünyadaki pek çok konuyla dalga geçmesini bilen göz kamaştırıcı bir edebiyat harikası… 

"İnanılmaz yetenekli bir hicivci."
-The Times-

"Akıl almaz mucitliği DiskDünya dizisini modern kurgunun sonsuz zevklerinden biri kılıyor."
-Daily Mail-
(Tanıtım Bülteninden)
240 syf.
·9/10
Okurken sürekli kahkaha atacağınız bir serinin ilk kitabıyla karşı karşıyayız, kendileri eğlenceli fantastik vakit geçirmek isteyenler için kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap.
240 syf.
·9 günde·10/10
Terry Pratchett’n ilk iki kitabını açıkçası 2015 yılında İzmir kitap fuarında almıştım. Hatırlıyorum kitapları almakta ilk başta tereddüt yaşamıştım çünkü seri tam anlamıyla 41 kitaptan oluşuyor ve bizim ülkemizde maalesef serileri tamamlama gibi durum çok nadir yaşanıyor. Orada görevli arkadaş ile konuştuğum zaman kendisi bana serinin atlamadan devamlı çıkmaya devam edeceğini söylediğinde bu dünyaya bir şans vermem gerektiğini hissettim..

Pratchett kesinlikle harika bir fantastik evren yaratmış. Şunu garanti edebilirim ki okurken kahkahalar atmanız kaçınılmaz..

İlk önce bana göre olumsuz olan birkaç noktasına değineceğim sizlere.

Okuyup bitirdikten sonra kesinlikle bu kitabın çok daha uzun olması gerektiğini düşündüm. Ve ayrıca serinin ilk kitabı olması nedeniyle malum yazar yarattığı evreni izah etmek zorunda olduğu için aralara serpiştirilmiş 3-4 paragraf bazen sizde bir kopukluk yaşatabilir.

Kitabın hikayesi ‘büyücü’ Rincewind ile Diskdünya’nın ilk gezgini olan İkiçiçek’in karşılaşması ile başlıyor. Bu iki karakter beni öyle eğlendirdi ki kitabın son sayfasına geldiğimde onlara veda etmek beni cidden çok üzdü.

Fantastik dünya yaratma konusunda Terry gerçekten çok başarılı. Bir kaplumbağanın sırtında duran ve bu dünyaya fizik kuralları, ona uygun coğrafi koşullar, dünyalar, ona uygun yönler oluşturmak her yazarın altından kalkabileceği bir durum değil.

Dünyasını sevdim, karakterlerine bayıldım. ÖLÜM bile hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. :D

Ve ayrıca kitabın benim için en çok sevdiğim kısmı ise bol bol taşlama ve göndermeler içermesi.

Buna örnek olarak İkiçiçek’in kendi ülkesinde getirdiği bir kavram olan kelime oyununu sizlere bırakıyorum. “ Sığ-gort-ah” Bu gibi göndermeler bolca mevcut kitapta :)

Ben gerçekten çok sevdim o nedenle gözüm kapalı herkese tavsiye edebilirim.
240 syf.
·22 günde·4/10
Büyünün Rengi, Terry Pratchett'ın 41 kitaplık efsanevi Disk Dünya serisinin ilk kitabı. Geçtiği Disk Dünya evrende ilerleyen kocaman kaplumbağa Büyük A'Tuin'in sırtında duran dört filin üzerindeki disk şeklinde bir dünya. Bu kitap hem dünyayla hem de ilk altserinin başkahramanı beceriksiz büyücü Rincewind'le tanıştığımız kitap. Kitap bir yandan beceriksiz büyücüyle maceraperest ama biraz saf turist İkiçiçek'in maceralarını anlatırken bir yandan da Disk Dünya'nın dinamiklerinden bahsediyor.

Şimdi soruyorum, ben niye sevemedim bu kitabı??? Çok büyük bir beklentiyle başladım; bence seveceğim garantiydi, bu konuda en ufak bir endişem yoktu ama olmadı, olmadı.

Beklentim bu kitabın, bayıldığım bir kitap olan Otostopçu'nun Galaksi Rehberi tadında olmasıydı; hem gördüğüm bütün yorumlar bunu destekler nitelikteydi hem de Terry Practhett'in Neil Gaiman'la birlikte kaleme aldığı Kıyamet Göstersi'nin okumuştum ve esprili bir kalemi olduğunu biliyordum. Zaten beceriksiz bir büyücü ve saf bir turistin fantastik bir dünyada geçen maceralarının komik olmaması mümkün müydü? Hele bir de Ölüm gibi bir karakter varken? Ama aradığım o esprili anlatımın bir adım uzağında kaldı kitap; belki serinin ilk kitabı olmasından, belki de esprilerin bir kısmının çeviride kaybolmasından kaynaklıydı, bilemiyorum. Ama Niran Elçi, daha önce çevirisini çok beğenerek okuduğum ve benzer tarzdaki kitap çevirileriyle tanınan bir çevirmen, dolayısıyla ikinci ihtimali biraz daha düşük buluyorum.

Yorumun Devamın --> https://www.instagram.com/yaprak.onur/
240 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Geç olsun ama güç olmasın diyerek bu kahkahalar tufanı kitaba dair bir şeyler yazmak istedim. Aslında tek kitap için bile söylenebilecek çok şey var fakat molalarda yazacağım için muhtemelen birçoğunu unutacağım ama olsun.

"Uzak, elden düşme bir boyutta, düz olsun diye tasarlanmamış bir astral düzlemde, kıvrım kıvrım yıldız sisleri dalgalandı ve aralandı…

Bak…

Büyük Kaplumbağa A’Tuin geliyor: Hantal bacakları hidrojen kırağısı kaplı, devasa ihtiyar kabuğu meteor kraterleri ile delik deşik; yıldızlararası boşlukta ağır ağır yüzüyor. Asteroid tozu ve çapakla kabuk bağlamış deniz büyüklüğündeki gözleri, Hedef’e kilitlenmiş.

Bir şehirden daha büyük beyni, jeolojik bir yavaşlıkla, Yük’ü düşünüyor yalnızca.

Yük’ün büyük kısmını elbette, A’Tuin’in kabuğundaki dört adet fil oluşturuyor. Berilla, Tubul, Büyük T’Phon ve Jerakeen. Bu dört fil, yıldız ışığı altında bronzlaşmış geniş sırtlarında, yüksek çağlayanların kuşattığı, süt mavisi gökkubbenin taçlandırdığı Disdünya’yı taşıyor.

Fillerin ne düşündüğünü, astropsikoloji henüz keşfedemedi."

İşte böyle başlıyor Diskdünya macerası. Fillerin ne düşündüğü daha bilinmeyen, Ankh-Morpork’da turistlere “gerizekalı” denilen; yedinden büyük ama dokuzdan küçük, dördün iki katının söylenmemesi gereken; içindeki altınlara göz dikmeden önce bin kere düşünmeniz gereken bir sandık ile turist İkiçiçek ve Rincewind ile tekinsiz ama eğlenceli bir macera.

İkiçiçek yaşadığı yerde memurluk yapmaktadır fakat bir gün Diskdünya’nın başka yerlerini gezip hayallerinin peşinden koşmaya karar verir. Bu karar onu Ankh-Morportk’a kadar getirir fakat dilini pek bilmediği ve para için her türlü dalavereyi çevirecek bir topluma, koca bir sandık dolusu altınla adım atmıştır. Tabii bu bakış açısı halkın bakış açısıdır. İkiçiçek’e göre yanına üç kuruş para almıştır ve baktığı her yerde macera, heyecan ve eğlence görmektedir. İşte bu yolculuğunun hemen hemen başlarında onun dilinden anlayan birisi ortaya çıkar: Rincewind. Kendisi aslen bir büyücü olmasına rağmen yaptığı bir hata sonucunda okuldan atılmıştır.Aşırı panik, sürekli endişe duyan ve talihsiz talihli bir büyücüdür kendileri.

Sanırım bu kadarı seriye başlamak için yeterince merak unsuru içeriyor. İçermiyor mu? Eh, o zaman şunları da ekleyeyim:

Ankh-Morpork nasıl yandı?
İkiçiçek’e ne oldu?
Rincewind Ölüm’den bu kez kaçabilecek mi? (Aaa, bakınız burayı nasıl da unutmuşum. O köşe başında veya şu köşe başında, yüzü ister istemez gülümseyen, elinde tırpanıyla Ölüm sizce nerededir?)
Tüm bunları eminim merak etmişsinizdir. Diyelim ki hâlâ ilginizi çekmiyor o zaman size şunu diyorum: Kafanız mı bozuk, canınız mı sıkkın o zaman Diskdünya size iyi gelecek. Alın, okuyun, kafanız dağılsın. Terry Pratchett’in espri anlayışı gerçekten keyif veriyor. Özellikle öyle bir Tanrı kavramı var ki her aklıma geldiğinde gülesim geliyor.

Bu kadar övdükten sonra yok mudur bu kitabın da eksi yönleri? Elbette var. Öncelikle bölüm geçişleri bir anda ve kısa olduğu için başlarda biraz kafa karışıklığı yaratıyor. Paragraftan paragrafa geçerken bir bakmışsınız başka bir olaya çevirmişsiniz gözlerinizi. Bu biraz ilk etapta zorluk yaratıyor. Bu paragraflar arasına boşluk yerine minik bir işaret koyulsa daha hoş olabilirdi. İkincisi ise Dikdünya’nın kendine has yön isimlerine alışmak oldukça zor. Şahsım adına buna pek alışamadım. Kafamın içinde örümcek ağına döndüğü için bunu es geçmeye karar verdim. Belki okudukça daha rahat benimseyebilirim.

Unutmadan bu kitabın arkasında güzel bir harita da var. Son sayfaya ayrıca eklenmiş. Diskdünya ilk basıldığında bu harita yokmuş. Hatta bir de not düşülmüş “Harita filan yok. Espri anlayışını haritalarla gösteremezsin,” diye. Delidolu ise (tahminen) daha sonraları Terry Practchett ve Stephen Briggs tarafından hazırlanmış haritayı eklemeyi ihmal etmemiş.
262 syf.
·2 günde
Terry Pratchett’ın efsane 41 kitaplık Diskdünya serisinin ilk kitabı. Ha gayret diyerek başladım ve bu muhteşem, ironik mizah dolu dünyayı neden bu kadar ertelediğim için kendime kızdım. Belki daha yolun başındayım ama yinede fikir sahibi olmak için burayı okuyan herkese sesleniyorum; geç kalmış sayılmazsınız. Hadi siz de bi gayret katılın Diskdünyaya. Pişman olmayacaksınız.
240 syf.
·35 günde·Beğendi·7/10
Bazı yerlerde çok eğlendim. Bazı yerlerde çok güldüm. Bazı yerlerdeyse çok koptum. E tabii malum yarattığı dünyayı izah etme ve inandırma gayreti içine düşüyor ama bu kısımlar esas hikâyeden yer yer kopmama neden oldu. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım. Bakalım onlarda durum nasıl olacak. ;)
240 syf.
·7/10
Büyücü Rincewind, Diskdünya'nın ilk turisti olan İkiçiçek ile karşılaşır. Başta çeşitli nedenlerle ona yardım etmek ister ama bu kararından kısa sürede pişman olur. Yine de koşullar ve olaylar gereği İkiçiçek'e yardım etme durumunda kalmaktan da kendini alıkoyamaz. Böylece kadim tapınaklardan ejderhalarla dolu dağa kadar bir maceranın içinde sürüklenirler.

Karakterler harika, peşlerine kapılıp gitmemek mümkün değil. Yazar, yarattığı dünyanın kendine özgülüklerinden güzel tatlar ve espriler çıkarıyor.

Okuduğum diğer Diskdünya kitaplarına oranla mizah yanı daha az gibi... Olay akışı oldukça zengin olmakla beraber, yer yer fazla fazla kalabalıklaştığı izlenimini de veriyor. Hissedilir gerçek bir çatışmanın olmadığını da söyleyebiliriz.

Kitabın sonu ise okuru bir sona ulaştırmıyor çünkü olaylar Fantastik Işık adlı kitapta devam ediyor. Daha yüksek puan vermeye elimin gitmemesinin başlıca sebebi kitabın kendi içinde sona ulaşmaması ve çatışma eksikliği. Ama aslında fantastik mizah olarak türü değerlendirecek olursak, gayet başarılı bir kitap. Rincewind ve İkiçiçek'i maceralarının sonuna ulaştıran devam kitabını da okumanızı tavsiye ederim.
240 syf.
·Beğendi·9/10
Delidolu Yayıncılık tarafından yayımlanan ve tam 41 kitaplık (yayımlanan 21 kitap) bir seri olan Diskdünya'nın fantastik dünyasına sonunda bende giriş yaptım. Hem de geç kalmış bir giriş olduğunu düşünüyorum.

İlk kitabımızda bir kaplumbağanın (A'tuan) kabukları üzerinde 4 Adet fil (Berilla, Tubul, Büyük T’Phon ve Jerakeen) tarafından taşınan diskdünyayı tanıyoruz. Beceriksiz sihirbazımız Rincewind ve macera seven turistimiz İkiçiçek'in maceralarını okuyoruz. Tabiki bu kitapta onlara barbar kahramanlar, hırsızlar, büyücüler, ejderhalar ve ölüm eşlik ediyor.

Çok eğlenerek, zaman zaman gülerek okudum. Alışmadığım bir yazar ve dünya olduğu için koltuğun bölümler oldu ama sonraki kitaplarda bunu yaşamam. Kitabın sonunda ise bir yere varamıyoruz ama ikinci kitap Fantastik Işık bunu bıraktığımız yerden başlıyor. Onu da haftaya okuruz artık.
331 syf.
·2 günde·6/10
Kitaba oldukça hevesli ve büyük beklentilerle başladım. Fakat ilk kitap olması sebebiyle mi bilemem ama kitabın ilk sayfalarında tempoya ayak uyduramadım ve anlamakta zorlandım. Basımdan dolayı geçişlerde herhangi bir paragraf olmaması sebebiyle de bazı yerlerde iyice karıştı aklım. Ya ben gerçekten hakkıyla okuyamadım ya da ilk kitap olmasından dolayı olaylar biraz karışık anlatıldığı için anlamakta zorlandım. Konuştuğum kişiler 2.kitapta olayların daha derli toplu olduğunu söyledikleri için bir süre sonra 2. Kitabı okuyacağım. Umarım bu seriye hevesle devam edebilirim.
Bütün gün bir masada oturuyorsun, dizi dizi sayıyı topluyorsun sonunda seni bekleyen sey de basit bir emekli maaşı..... İyi de, macera nerede ?
Uzak, elden düşme bir boyutta, düz olsun diye tasarlanmamış bir astral düzlemde, kıvrım kıvrım yıldız sisleri dalgalandı ve aralandı…

Bak…

Büyük Kaplumbağa A’Tuin geliyor: Hantal bacakları hidrojen kırağısı kaplı, devasa ihtiyar kabuğu meteor kraterleri ile delik deşik; yıldızlararası boşlukta ağır ağır yüzüyor. Asteroid tozu ve çapakla kabuk bağlamış deniz büyüklüğündeki gözleri, Hedef’e kilitlenmiş.

Bir şehirden daha büyük beyni, jeolojik bir yavaşlıkla, Yük’ü düşünüyor yalnızca.

Yük’ün büyük kısmını elbette, A’Tuin’in kabuğundaki dört adet fil oluşturuyor. Berilla, Tubul, Büyük T’Phon ve Jerakeen. Bu dört fil, yıldız ışığı altında bronzlaşmış geniş sırtlarında, yüksek çağlayanların kuşattığı, süt mavisi gökkubbenin taçlandırdığı Disdünya’yı taşıyor.

Fillerin ne düşündüğünü, astropsikoloji henüz keşfedemedi.
Seksen sekiz çift kanat karmaşık bir yapboz gibi açılırken, mağaradaki hava hışırdayarak hareketlendi.
Rincewind koşarak Patlak Davul'a vardı ve tam o anda, meyhaneden hızla geri geri çıkmakta olan bir adamla çarpıştı. Adamın telaşının sebebi, göğsüne saplanmış mızrak olabilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyünün Rengi
Alt başlık:
Bir Diskdünya Romanı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060206
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Color of Magic
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Delidolu Yayınları
Baskılar:
Büyünün Rengi
Büyünün Rengi
Yakın geçmişte, sonsuzluğun büyülü evrenine uğurladığımız Sir Terry Pratchett'ın, dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan, 40 kitaplık, kültleşmiş "DiskDünya" serisinin ilk iki halkası Büyünün Rengi ve Fantastik Işık, Niran Elçi'nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu Yayınları'nın özenli baskısıyla edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Tüm zamanların en uzun soluklu dizilerinden biri sayılan DiskDünya, ilk kez okurla buluştuğu 1983 yılından bu yana, gerek özgün hikâyesi gerekse sıra dışı karakterleriyle her yaştan okurun ilgisini çekmeyi başaran asla eskimeyecek bir başyapıta dönüşüyor.

Eşsiz mizahı ve ironisiyle hayranlık yaratan Terry Pratchett, sınır tanımaz yaratıcılığını dâhiyane fikirleriyle buluşturarak, okurlarını, DiskDünya adında, devasa bir kaplumbağanın üzerindeki dört filin sırtladığı diskten oluşan, düşünce ile gerçekliğin arasında tutunmaya çalışan benzersiz bir âleme çağırıyor.

Bin bir çeşit büyünün, ateş püskürten ejderhaların, korkunç canavarların, konuşan ağaçların, kimliği belirsiz yaratıkların, gizemli tanrıların ve ölüme meydan okuyan trollerin arzı endam ettikleri DiskDünya'da, daha önce eşi benzeri görülmemiş detaylarla süslenmiş olağanüstü bir evren resmediliyor.

Pratchett'ın, yolculuk ve turizm temasını oldukça derinlikli bir şekilde işlediği serinin ilk kitabı Büyünün Rengi'nde tanıştığımız İkiçiçek karakteri, DiskDünya'nın en büyük şehri Ankh-Morpark'a ayak basan ilk turist oluyor. Burada çevresine adeta para saçarak garip davranışlar sergileyen DiskDünya'nın ilk turistine yol göstermesi için bir rehber gerekiyor. İkiçiçek'in imdadına Rincewind adında, heyecanlı tavırlarıyla dikkat çeken, ama okuldan bile atılmasına sebep olabilecek kadar başarısız sayılabilecek bir sihirbaz yetişiyor. Kısa sürede kaynaşan(!) iki yoldaş, ilerleyen zamanlarda tehlikelerle dolu bir maceraya sürükleniyor.

Olaylar sarpa sarmışken, DiskDünya'daki filozoflar Büyük A'Tuin adlı kaplumbağanın nereye gittiği ya da çiftleşip yeni diskdünyalar yaratıp yaratmayacağı üzerine kafa yormakla meşgul görünüyor. Geleceği değiştirmek isteyen ve Rincewind'in peşine düşmek için oldukça geçerli bir sebebi olan sihirbazların varlığı ise ortama tuz biber ekiyor… 

Macera boyunca, ölümden hep kıl payı kurtulan Rincewind'in ve yoldaşının birinci romanın finalinde neyle ya da kimle yüzleşeceği, okur için de büyük bir sürprize dönüşüyor. Öykümüz, bu sürprizin ardından hızla ve sürükleyici bir şekilde serüvene kaldığı yerden devam ediyor. Rincewind, sahip olduğu ama kullanmadığı büyüyü keşfedebilecek mi? DiskDünya'yı sırtında taşıyan kaplumbağanın nereye gittiğini çözmeye çalışanlar sorularının yanıtlarını bulabilecek mi? İkiçiçek geldiği yere geri dönebilecek mi? Rincewind atıldığı okula yeniden kabul edilebilecek mi? Tüm bu soruların yanıtları efsane dizinin ikinci romanı Fantastik Işık'ta açığa kavuşarak serinin üçüncü kitabı için de iştah kabartıyor…

DiskDünya serisi, hayalgücünün sınırlarını zorlayan kurgusunun yanı sıra kuantum fiziğinden sanayi devrimine, popüler kültür klişelerinden Hamlet, Rüzgâr Gibi Geçti vb. edebiyat ve sinema klasiklerine uzanan değişik kültür unsurlarına saygı duruşunda bulunarak gerçek dünyadaki pek çok konuyla dalga geçmesini bilen göz kamaştırıcı bir edebiyat harikası… 

"İnanılmaz yetenekli bir hicivci."
-The Times-

"Akıl almaz mucitliği DiskDünya dizisini modern kurgunun sonsuz zevklerinden biri kılıyor."
-Daily Mail-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • Süleyman
  • Zeynep Tüzemen
  • Gamze Sel
  • cihan tanrıöver
  • Şeyma
  • VMKaymakci
  • Burhan Erdemir
  • Hamide Yılmaz
  • Yusuf Kürşat Kural
  • Banu Ercan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.9 (7)
9
%30.8 (12)
8
%17.9 (7)
7
%20.5 (8)
6
%2.6 (1)
5
%0
4
%2.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0