Tuğçe

"Ah şu devletler!" diye düşündüm. "Yapay sınırlarla insanları bölen, acılarının kaynağı devletler."
Sayfa 430
Reklam
Kötünün Zaferi Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur; çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı, güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Sayfa 416
"Ama benim aklım Süleyman'ın gençlik arkadaşını boğdurmasına takıldı. Niye yaptı acaba bunu?" "Normal bir nedenden dolayı: İktidarda olduğu için." "Her iktidar adam öldürür mü?" "Evet! İktidar zulüm demektir. Hele denetlenemeyen iktidar." "Peki, iyi insanlar iktidara gelirse?" "Öyle şey olmaz!" "Neden?" Acı bir gülümsemeyle açıkladı: "İyi insanlar iktidara gelemez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar."
Sayfa 231
Bu da başka bir gençlikti işte. AVM'dekilerle aynı yaştaydılar ama ne tiki, ne jonjon ne de emo'ydular. Gres yağı bulaşmış kirli yüzlerinde, yaşlarıyla bağdaşmayan bir keder ifadesi vardı. Ailelerinin geçimini sağlamak için tatil günlerinde bile bu ağır işlerde çalışıyorlar, kazandıkları üç kuruş parayı da akşam, uzak gecekondu mahallelerinde oturan ailelerine götürüyorlardı.
Sayfa 223
İnsanların kendi milletini veya kendi inancını diğerlerinden daha üstün görmesi, ne korkunç olaylara, ne büyük acılara neden oluyordu bu dünyada!
Sayfa 217
Reklam