Batuhan Artan

Batuhan Artan
@Vultus
Game Developer / Musician YouTube: youtube.com/@batuhanartan
MARSLILARLA VENÜSLÜLER NASIL HUZUR BULDULAR Marslılarla Venuslülerin bir arada yaşayabilmelerinin nedeni, aralarındaki farklara saygı göstermeleri oldu. Marslılar Venuslülerin kendilerini daha iyi hissetmek için konuşmaları gerektiğini öğrendiler. Erkek söyleyecek bir şeyi olmasa da, yalnızca dinleyerek bile destek verebileceğini anladı. Venüslüler de Marslıların stresle başa çıkabilmek için kendi içlerine kapanma gereksinimlerine saygı duymayı öğrendiler. Mağara artık büyük bir gizem ya da endişe kaynağı olmaktan çıktı. Marslılar Ne Öğrendiler ? Marslılar Venuslülerin saldırısına uğrayıp suçlansalar bile bunun geçici olduğunu; çok geçmeden Venuslülerin son derece sevecen ve yumuşak başlı olacaklarını anladılar. Dinlemeyi öğrenerek, sorunlar hakkında konuşmanın gerçekte Venüslüler için ne kadar önemli olduğunu takdir ettiler. Her Marslı sonunda Venüslünün sorunları hakkında konuşma ihtiyacının kendisinin herhangi bir eksikliğinden kaynaklanmadığını görüp huzur buldu. Ayrıca, Venüslünün bir kez sesini duyurduğunu gördükten sonra, sorunlarını kurcalamaktan vazgeçip son derece olumlu bir havaya büründüğüne de tanık oldu. Bu bilinçle Marslı, eşinin tüm sorunlarını çözme sorumluluğunu hissetmeden dinlemeyi başardı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Kadın erkeğin işini kolaylaştırmak için önceden hikâyenin nereye varacağını söyleyip ayrıntılara daha sonra girebilir. Onu beklentide bırakmaktan kaçınmalıdır. Kadınlar genelde anlattıklarını daha etkili hale getirdiği için gerilimi artırmaktan hoşlanırlar. Bir başka kadın bu gerilimi anlarken, erkekler sinirlenebilir.”
“Kadınlar kendilerini daha iyi hissetmek için, geçmişte kalan ya da gelecekteki olası sorunlardan, hatta hiç çözümü olmayan sorunlardan bile söz ederler. Kadınların yaradılışı budur. Aksini ummak, kadının benliğini inkâr etmektir. Kadın bunalmaya başladığında, çeşitli sorunlarından ayrıntılarıyla bahsederek rahatlar. Kendisine kulak verildiğini hissederse, üzerindeki stres yavaş yavaş kalkar. Bir konu hakkında konuştuktan sonra biraz duracak ve sonra bir diğerine geçecektir. Bu şekilde sorunları, kaygıları, düşkırıklıkları ve isteyip de elde edemedikleriyle ilgili konuları didik didik eder. Bu konuların herhangi bir düzen içinde olmaları ya da mantıksal açıdan bağlantılı olmaları gerekmez. Eğer kadın anlaşılmadığını hissederse, konular daha da genişleyecek ve daha fazla sorun için kaygılanacaktır. Tıpkı mağaradaki bir erkeğin dikkatini dağıtmak için küçük küçük sorunlara gerek duyması gibi, sesini duyuramadığını hisseden bir kadın da içini rahatlatmak için daha az ivedi sorunlar hakkında konuşmaya başlayacaktır. Kendi acılarını unutmak için başkalarının sorunlarına üzülebilir. Ayrıca, dostlarının, akrabalarının, iş arkadaşlarının sorunlarını tartışarak da rahatlayabilir. İster kendi, ister başkalarının sorunları hakkında olsun, konuşmak son derece doğal ve sağlıklı bir Venüslü işlevidir.”
Tartışırken erkeklerde en sık rastlanan yanlış anlamalar şunlardır: 1. Kadın,"Beni dinlemiyorsun," dediğinde erkek, "Ne demek beni dinlemiyorsun? Sana söylediğin her şeyi tekrarlayabilirim," der. Bir erkek mağarasındayken aklının dinleyen yüzde 5'iyle kadının söylediği her şeyi kaydedebilir. Erkek, yüzde 5 dinliyorsam, dinliyorum demektir, diye düşünür. Öte yandan kadın, onun tüm ilgisini beklemektedir. 2. Kadın, "Sanki burada değilmişsin gibi hissediyorum," dediğinde erkek, "Burada değilmişim de ne demek? Tabii ki buradayım. Beni görmüyor musun?" der. Eğer bedeni oradaysa, kadının böyle dememesi gerektiğini düşünmektedir. Ancak, erkeğin bedeni orada olmakla birlikte, kadın onun varlığını tam olarak hissetmemekte ve söylemeye çalışmaktadır. 3. Kadın, "Bana hiç önem vermiyorsun," dediğinde erkek, "Tabii ki sana önem veriyorum. Neden bu işi çözmeye çalışıyorum sanıyorsun?" der. Bir biçimde kadına da yararı dokunacak bir sorunun çözümüyle uğraştığından, kadının onun kendisine önem verdiğini bilmesi gerektiğini düşünmektedir. Öte
“Mağarasına çekilmiş bir erkeğin birdenbire açık, tepki veren, sevgi dolu bir hale gelmesini beklemek, tıpkı huzursuz bir kadının hemen sakinleşivermesini beklemek kadar gerçeklerden uzaktır. Bir erkeğin her zaman sevecen duygularını ön planda tutmasını beklemek de, bir kadının duygularının her zaman mantıklı ve akılcı olmasını beklemek gibi bir hatadır.”