"Harika bir şey!" dedi o. "Senin kadar geleceğe dönük, hep gelecekle meşgul ikinci bir insan daha tanımamıştım. Babam çok uzak geçmişte yaşar. Kardeşimle ben de hep dakikadan dakikaya yaşamışızdır. Pek pek günden güne. Gelecekten hiç söz etmeyiz. Ben geleceği hep, yığınlar halinde 'bugün' olmayı bekleyen yarınlardan oluşmuş diye görürüm.