Vüsale

Bütün dünya ülkelerinin işçileri, birleşiniz! sözü, işçilerin topluluk içgüdülerini ülkelerinden ayırıp bağlı ol­dukları sınıfa yöneltmek amacını güden Marksça bir çağrıydı. Gerçi bu çağırı, son savaşın da gösterdiği gibi, bugüne değin en küçük bir başarı sağlayamamıştır; ama bu durumda kalacağı da kesin değildi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karısını en kıyıcı bir yöntemle öldüren bir deli, aslında topluma büyük bir iyilik yapmış olur: Çünkü bin­lerce kişiyi yakıp tutuşturan tutkulara hayal gücüyle doyum ola­nağı sağlar. Bu tip cinayetlerin gazetelerde yazılan en ince ayrın­tıları, işlerini güçlerini yitirme korkusuyla saygıdeğer yaşantıların­dan bir kıl payı bile ayrılmaya, cesaret edemeyen pek çok kişi tarafından yenilip yutulurcasına okunur. Bir savaş patlak verince savaşa katılmayanların sevinçleri de aynı nedene dayanır : Bu yeni "gladyatör gösterisi", fabrikalar ve bürolardaki hayatın tekdüzeli­ğini, futbol maçlarından, at yarışlarından çok daha heyecanlı bir biçimde giderir. Ayrıca savaşa girmemiş olanlar, tersini gösteren pek çok bilgi ve kanıt olduğu halde günümüz savaşlarını, Homer çağı savaşları gibi kişisel yüreklilik ve yiğitlik alanları diye görürler. Çünkü gerçek savaşları oluşturan ruhsuz ve mekanik grup çalışmaları, kişisel serüven içgüdüsünü doyurmaktan uzaktır
Eğer kadın, erkek herkes gereksinmelerimizin karşılanması için gerekli bir işte günde dört saat çalışsa, bu çalışma hepimizin gereksinmelerini yeter ölçüde karşılayabilir. Dört saatlik çalışmadan artakalan süre ise, bilim ya da sanat yolundaki en derin çalışmalara bile yeterlidir. Bu ger­çek, toplumların ekonomik, ya da siyasal açıdan oligarşik bir dü­zenle yönetilmesi yolunda bugüne değin en güçlü nedeni ortadan kaldırmakta; endüstrileşme süreci bir engelle karşılaşmadan devam ederse son aşamada sosyalizme varılacağını hemen hemen ke­sinlikle göstermektedir. Sosyalizm ise, yukarıdaki nedenlerle birlik­te eşitsizlikleri de ortadan kaldıracaktır.
Ulusçuluğa bağlı olanların inançları her ülkede baş­ka başkadır. Almanlar kendi «kültürlerine o kadar değer vermişlerdir ki; onu yaymak için bir Avrupa Savaşını göze alabilmişler­dir. Buna karşılık İngilizler de kendi kültürlerinin üstünlüğüne o derece inanmaktadırlar ki, benimsetmek için süngü ve kamçı kul­lanmaktan çekinmemektedirler.
Tarih çağları boyunca bakıldığında, insan toplumundaki değiş­melerin, zaman zaman birbirini tekrarlayan dönemler biçiminde geliştiği; zaman zaman ise tek. yönde ilerlemeler gösterdiği görü­lür. Bu açıdan değerlendirilince değişim, devamlı olarak tekrarla­nan, ama her defasında bir öncekinden daha yüksek Perdeden ve daha kalabalık bir orkestra ile çalınan bir melodiye benzer. Bu melodide durgun bölümleri hırçın bölümler izler, sonra son kerte yüksek bir noktaya erişilir ve melodi yeniden başlayana kadar süren bir sessizliğe ulaşılır.